Kur’an’da ilâhî bilginin peygamberlere aktarılmasını ifade eden temel fiil “fısıldamak, telkin etmek, süratli bir şekilde işaret etmek, yazı yazmak, ilham etmek” anlamlarına gelen “vahy”dir. Doğru cevap D'dir.
İslama göre inançla ilgili hükümlere ne ad verilir?
Diğer yönden inançla ilgili hükümlere aslî, yapıp etmelerle yani ibadet vemuamelâtla ilgili olanlarına fer’î esaslar denir. Bu ayırım inanç esasının dinde nekadar önemli olduğunu göstermek içindir. Dinin aslî inanç esasları aslî birinci derecede önemli, muamelatı ilgilendiren fer’i konulardaki esasları ise ikinci derecede önemli hususlardır. Çünkü insan nasıl inanıyorsa öyle yaşar. İnancını kaybeden veya inancı olmayan kişiler ise yaşadıkları gibi inanmak mecburiyetindedirler
Aşağıdakilerden hangisi Trente Konsili’nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahidi oluşturan bölümlerden biri değildir?
Trente Konsili’nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahid, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya göre İnciller, Resullerin İşleri, Pavlus’un Mektupları (14), Genel Mektuplar (7) ve Yuhanna’nın Vahyi'dir.
Dinin kaynağı kimdir?
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur. Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir. Onlar da dine bir ekleme ve eksiltme yapamaz.
Kutsal kitaplardan Tevrat, Zebur ve İncil orijinliğini günümüze kadar koruyamamıştır. Kutsal kitabımız Kur’ ân-ı Kerim ise günümüze kadar orijinal haliyle gelmiştir. E seçeneğinde verilen bilgi ise kutsal kitaplarla ilgili doğru bilgilerden biridir. Aslında peygamberler aracılığıyla insanlara gönderilen ilâhî kitaplara iman etmek öncelikle peygamberlere inanmanın bir gerekliliği ve sonucudur. Doğru cevap E'dir.
Aşağıdaki mezheplerinden hangisi imanın tanımı için “inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir” düşüncesini benimsemiştir?
Mürcie ve Kerramiyye mezheplerinin imanı tanımı “inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir” şeklindedir. Doğru cevap D'dir.
Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın varlığına inanmayı mümkün hale getiren bir ifadedir?
Allah’ın zâtı duyularla idrak edilemediği için, Allah’ı kanıtlamak ancak O’nun dışındaki varlıklardan hareketle mümkün olabilir. Bu nedenle Allah’ın varlığına inanmak, zihinsel faaliyette bulunmanın yanında gönlün harekete geçirilmesi ve iradenin eğitilmesiyle mümkündür.
1 - Kur'an
2 - Örf ve Adetlerin Tümü
3 - Sahih Hadisler
Yukarılardan hangisi veya hangileri İslam'ın ahlak ilkelerinin kaynağı olarak kabul edilir?
İslâm’in ahlâk ilkeleri iki kaynağa dayanmaktadir: Kur’ân ve sahih hadisler. Bunlara uymayan toplumdaki örf ve adetler Müslümanlar için ahlâkî değer taşımaz.
İslâm dini ahlâk ilkelerinin dayanağı nedir?
İslâm dininin ahlâk ilkeleri Kur’ân’a dayanır. Kur’ân insanın hem bu dünyada insanlarla olan ilişkisinin hem de âhiretle ilgili davranışlarının Allah’ın rızasına uygun olmasını ister. Nitekim müminlere, beden ve kalbin temiz tutulması, kirletilmemesi hususunda tavsiyeler yapılır (el-Bakara 2/222) Müminler kendilerine emredilen iman ve amel ilkeleri doğrultusunda yaşayacaklar ve böylece erdemin hâkim olduğu bir toplum meydana getireceklerdir. Kendi arzu ve heveslerinin peşinden koşmayacaklar ve kötü örnek olmayacaklardır. Kendilerine bu konuda Hz. Peygamber’in sünnetini ve yaşayışını örnek alacaklar ve onun önderliğinde dünyevî istek ve hazcılıktan mümkün olduğunca uzak duracaklardır.
Bazı itikâdî hükümler etrafında İslâm tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Bu sebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu çeşit inanç esaslarına ............... esasları denir ve ilgili itikadi mezhebin dünya görüşü olarak nitelendirilebilir.
Paragraftaki boşluğa hangi kavram getirilmelidir?
Bazı itikâdî hükümler etrafında İslâm tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Busebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu çeşit inançesaslarına zannî inanç esasları denir ve ilgili itikadi mezhebin dünya görüşü olarak nitelendirilebilir
aşağıdakilerden hangisi ilahi vahye dayanmakla birlikte Allah'tan geldiği şeklini koruyamamış dinlere verilen addır?
islam dinine göre aslı vahiy olan fakat zamanla dejenere olan dinlere muharref dinler denmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi kabirde sorgu işi ile ilgili görevli meleklerdir?
A seçeneğinde bahsi geçen Münker ve Nekîr, kabirde sorgu işi ile görevli olan meleklerdir. Bu meleklerin adı hadislerde geçmektedir. Burada, ölü defnedildiğinde Münker ve Nekîr adları verilen siyah tenli, mavi gözlü iki meleğin ona geldiği, bazı sorular sorduğu ve verdiği cevaplara göre kabrini genişlettiği ya da daralttığı belirtilmektedir.
Şıklarda yer alan peygamberlerden hangisine suhuf indirilmiştir?
Hz. Şit Peygambere 50 sayfa suhuf indirilmiştir.
İçerisinde; "teslimiyet, itaat, boyun eğmek, barış ve esenlik" olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
İslam kavramının kelime anlamlarında: teslimiyet, boyun eğmek ve itaat vardır.
I. Allah’ı hamd ile yüceltmek.
II. Peygamber’e salat ve selam getirmek.
III. İnsanları iyi işlere sevketmek, onları korumak amacıyla takip etmek.
IV. Peygamberlere vahiy getirmek.
Yukarıda verilen meleklerin görevleri ile ilgili kavramlardan hangileri doğrudur?
a. Allah’ı hamd ile yüceltmek: Meleklerin Kur’an’da belirtilen görevlerindenilki; Yüce Allah’ı hamd ile yüceltmek, O’na secde etmek, O’nu gece gündüz takdisetmek ve emrolundukları diğer işleri yerine getirmektir.b. Peygamber’e salat ve selam getirmek.c. Müminlere âhirette şefaat etmek ve insanlara dünyada hayır duada bulunmak: Şefaat, kıyamet gününde günahkârlar hesabına Allah’tan bağışlanma dilemektir.
d. İnsanları iyi işlere sevketmek, onları korumak amacıyla takip etmek.
e. Peygamberlere vahiy getirmek.
f. Peygamberlere ve müminlere maddî ve manevî destek olmak.
g. İnsanların yaptıklarını kaydetmek.
h. Tabiatın yönetimi ve ilâhî kanunların icrasıyla meşgul olmak.
İ. İlâhî cezaları yerine getirmek.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Meleklerin üstünlüğü hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Doğru cevap D şıkkıdır. İslâm filozofları ile bazı Eş’arî ve Mu’tezilî kelâmcılar meleklerin Allah’a yakın olmaları ve nefsin isteklerinden yoksun bulunmaları nedeniyle peygamberlerden ve diğer insanlardan üstün olduğunu savunmuştur.