Hadis
Deneme Ara Sınavı 6
1.

Hz. Peygamber'in örnek hayat modelinin sonraki nesillere aktarımı nasıl gerçekleşmiştir.

Doğru Cevap: "C" Hadisler aracılığıyla ve yaşanarak
Soru Açıklaması

Nebevi hayat modeli sonraki nesillere hadis ilmi ile aktarılmıştır.

2.

Hz. Peygamber Medîne dışından gelen ve kendilerine dini öğretecek kişilerin gönderilmesini talep eden Müslümanlara birisini gönderirken, göndereceği kişide hangi özelliğin bulunmasına öncelik vermiştir?

Doğru Cevap: "D" Sünneti iyi bilmek
Soru Açıklaması

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sünneti en iyi bilenleri takdiminin yanı sıra Medîne’nin dışından gelen ve kendilerine dini öğretecek kişilerin gönderilmesini talep eden Müslümanların da sünneti bilenlere öncelik verdiği anlaşılmaktadır. Nitekim Yemen’den gelen henüz İslâm’la yeni müşerref olmuş bir grup Hz. Peygamber’den kendilerine sünneti ve İslâm’ı öğretecek birisini göndermesini istemişler, Efendimiz de “ümmetiminin eminidir” diyerek Ebû ‘Ubeyde b. el-Cerrâh’ı işaret etmiştir.

3.

Hangisi Şâh Veliyyullah ed-Dihlevî’nin fikhü’l-hadîs ilmi ile ilgili eseridir?

Doğru Cevap: "E" Huccetullâhi’l-bâliğa
Soru Açıklaması

Ebû Ca’fer Tahâvî’nin (v. 321/933) Şerhu ma‘âni’l-âsâr, İbn Hazm’ın (v. 456/1063)  el-Muhallâ,  İbn  Abdilberr’in  (v.  463/1070)  et-Temhîd,  Şâh Veliyyullah ed-Dihlevî’nin (v.1176/1762) Huccetullâhi’l-bâliğa adlı eserleri, fikhü’l-hadîs ilmine yönelik çalışmalar arasındadır.

4.

Sahâbe neslinin bir tek hadis almak için bile deve üstünde birkaç aylık mesafedeki diyarlara gitmeyi göze aldığına dair çok sayıda örneği görmek için Hatîb el-Bağdâdî’nin hangi kitabı okunmalıdır?

Doğru Cevap: "B" Er-Rihle fî talebi’l-hadîs
Soru Açıklaması

Özellikle sahâbe neslinin bir tek hadis almak için bile deve üstünde birkaç aylık mesafedeki diyarlara gitmeyi göze aldığına dair çok sayıda örneği görmek için Hatîb el-Bağdâdî’nin er-Rihle fî talebi’l-hadîs adlı kitabını tetkik ediniz.

5.

Mutlak bilginin kaynağı aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?

Doğru Cevap: "A" Allah  
Soru Açıklaması

Kur’ân-ı Kerîm’in beş âyetinde “Allah bilir, siz bilmezsiniz,” (Bakara 2/216, 232; Âl-i İmrân 3/66; Nahl 16/74; Nûr 24/19) buyurulması, yaratıcının bilgisinin sınırsızlığı karşısında yaratılanın bilgisindeki sınırlılığa yapılan bir göndermedir ( İsrâ 17/85). Bununla birlikte, bilgiye ulaşma yolunda cehd ü gayret sarfedenler ve Allah’ın bildirdiklerinden nasiplenenler, bilmeyenlerle bir değildir (Zümer 39/9). Şu halde İslâm’ın Bilgi nazariyesine göre bilginin peşinden gitmek, bilmek ve öğrenmek, Mutlak bilginin kaynağı olan Allah’a imanı artıran ve O’na yaklaşmaya vesile olan/olması gereken bir erdemdir.

6.

Kur’ân âyetlerinin bir kısmı ihtiva ettikleri mânâyı açıkça ifade etse de bir kısmı kapalı (................) olup açıklanmaya muhtaçtır.

Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Doğru Cevap: "A" Mücmel
Soru Açıklaması

Allah Resûlü Kur’ân’ın sadece tebliğ edicisi/ulaştırıcısı değil aynı zamanda beyân edicisi (mübeyyin), açıklayıcısıdır. Kur’ân âyetlerinin bir kısmı ihtiva ettikleri mânâyı açıkça ifade etse de bir kısmı kapalı (mücmel) olup açıklanmaya muhtaçtır. Bu tür mücmel âyetler çoğu zaman hüküm ifade eden konularda olmakla birlikte, yaratılış, kader, ecel, ölüm ve sonrası, gelecekte yaşanacak olaylar, cennet, cehennem gibi gaybî konuları da içermektedir. Hadislerde görülen âyetleri açıklamaya yönelik beyânın amelî, takrirî, lügavî vb. çok çeşitli biçimleri vardır.

7.

Hangi antlaşmada Hz. Ömer Hz. Peygamber’e karşı çıkmış fakat o günkü söylediklerini affettirir umuduyla sürekli nafile namaz kılıp oruç tutacak ve köleler azad etmiştir?

Doğru Cevap: "B"   Hüdeybiye Antlaşması
Soru Açıklaması

Hüdeybiye antlaşmasında, ilk bakışta Müslümanlar aleyhine görünen maddelere dinî gayretinden dolayı karşı çıkan ve adeta Hz. Peygamber’i niçin böyle bir zillete katlanıyoruz diye itiraz eden Hz. Ömer olayında görüldüğü üzere, bazen Hz. Peygamber’in (s.a.v.) isteklerine itiraz edildiği vaki ise de, itirazların sonunda tövbe edilerek bu tür davranışlardan vazgeçilmiştir. Nitekim Hz. Ömer de Hüdeybiye gününde yaptıklarından dolayı pişmanlık duyacak ve o günkü söylediklerini affettirir umuduyla sürekli nafile namaz kılıp oruç tutacak ve köleler azad edecektir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, ILI, 131, Hadis no: 19423). 

8.

Hadis tarihini konu edinen kitapların, sahâbenin hadis uğruna yaptığı ve sonraki nesilde sistemleşen, hadis ıstılahındaki adı ile “er-rıhle fî talebi’lhadîs/.......................................................''”e özel bir bölüm tahsîs ettiği görülür. 

Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Doğru Cevap: "C" hadis uğruna yapılan seyahatler
Soru Açıklaması

Hadis tarihini konu edinen kitapların, sahâbenin hadis uğruna yaptığı ve sonraki nesilde sistemleşen, hadis ıstılahındaki adı ile “er-rıhle fî talebi’lhadîs/hadis uğruna yapılan seyahatler”e özel bir bölüm tahsîs ettiği görülür.

9.
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in (s.a.v) Kur’ân ayetlerini tefsir şekillerinden biri değildir? 
Doğru Cevap: "D" Ders verir şekilde ayetleri açıklamak  
Soru Açıklaması
10.

Hadislerin anlaşılmasını ve onlardan hüküm çıkarılmasını konu edinen illim aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "C" Fıkhü’lhadis  
Soru Açıklaması

Fıkhü’l-hadîs, “hadislerin mana ve maksadını anlamak ve hadislerden hareketle Hz. Peygamber’in gayesini kavramak" manasına gelir. Hadislerin anlaşılmasını ve onlardan hüküm çıkarılmasını konu edinen bu ilim dalı, Hâkim Nîsâbûrî (v. 405/1014) tarafından “Fıkhü’l-hadîs, bu ilimlerin semeresidir. Dinin, varlığını devam ettirebilmesi de fıkhü’l-hadîse bağlıdır” diye nitelendirilir. Gerçekten de, fıkhü’l-hadîs disiplini sayesinde, hadis ve sünnetin yöresel bir tarih değil, sosyal-pratik bir hayat tarzı ve evrensel değerler taşıyan bir kaynak olduğu anlaşılır ve yaşanan çağın problemlerine ışık tutan alternatif çözüm yolları üretildiği görülür.

11.

Yemen’den gelen henüz İslâm’la yeni müşerref olmuş bir grup Hz. Peygamber’den kendilerine sünneti ve İslâm’ı öğretecek birisini göndermesini istemişler, Efendimiz de “ümmetiminin eminidir” diyerek, hangi sahabiyi işaret etmiştir?

Doğru Cevap: "D" Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh
Soru Açıklaması

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sünneti en iyi bilenleri takdiminin yanı sıra Medîne’nin dışından gelen ve kendilerine dini öğretecek kişilerin gönderilmesini talep eden Müslümanların da sünneti bilenlere öncelik verdiği anlaşılmaktadır. Nitekim Yemen’den gelen henüz İslâm’la yeni müşerref olmuş bir grup Hz. Peygamber’den kendilerine sünneti ve İslâm’ı öğretecek birisini göndermesini istemişler, Efendimiz de “ümmetiminin eminidir” diyerek Ebû ‘Ubeyde b. el-Cerrâh’ı işaret etmiştir

12.

Sıradan/tecrübî bilginin ötesindekini bilenler ve gerçeğin bilgisini elde edenler?

Doğru Cevap: "D" Vahye muhatap olan peygamberler  
Soru Açıklaması

Sıradan/tecrübî bilginin ötesindekini bilenler ve gerçeğin bilgisini elde edenler, vahye muhatap olan peygamberlerdir ( A’râf 7/62; Yûsuf 12/86, 96). Bu yüzden, akletmeye, düşünmeye ve bilmeye yönelik ilâhî teşviklerle başlayan öğrenme arayışının yanlış yöne sürüklenmemesi ve hedefinden sapmaması için müslümanların önüne bir öğreten/muallim olarak Hz. Peygamber (s.a.v.)konulmuş, yeni dünyagörüşünün bilgi yapısı Peygamber aracılığı ile oluşturulmuştur.

13.

Hangisi “Bazı  hadis  metinlerinde  ortaya  çıkan  anlama  zorluğunun  ve probleminin  aşılmasında,  acele  davranarak  onu  reddetmeyip  sükûtu  tercih etmek,  haddini  bilmek,  çözüm  yolu  için  imkân/zaman  kollamak,  önemsenmesi  gereken  bir  araştırma  yöntemi” olarak tarif edilen kavramdır?

Doğru Cevap: "D" Tevakkuf  
Soru Açıklaması

Tevakkuf  adı  verilen  bu  yöntem, müşkil bir meselede tercihi zorunlu kılan sebepler; naklî ve aklî deliller olmadıkça hemen sonuca ulaşma yerine, başka delil ve karine aramak, bulunmaması hâlinde de durmak, çekimser kalmak, beklemek, görüş beyan etmemek ve kesin hükme varmamak, onun anlaşılmasını ve yorumlanmasını erteleyip zamana bırakmak demektir. Bazan, bir âyet veya hadisin mana ve maksadının anlaşılması için büyük çaba sarfedilmesine rağmen, ortaya çıkan problemin çözülmediği görülebilir. Böyle bir durum karşısında, ihtiyat gereği pek çok âlimin bir yöntem olarak tevakkufu benimsediği görülür.

14.

Hz. Mu‘âviye’nin ordu komutanı olduğu bir savaşta daha önce duymadığı için şüphe ile yaklaştığı bir rivâyeti “Mu‘âviye hoşlanmasa da biz Resûlullâh’tan -sallallâhü aleyhi vesellem- işittiklerimizi mutlaka söyleyeceğiz” diyerek nakletmekte ısrar etmiş, eğer bu tavır ordudan uzaklaştırılmasına ve ganimetten mahrum bırakılmasına mal olsa bile buna da razı olduğunu ifade etmiş olan sahâbi kimdir?

Doğru Cevap: "A" Hz. Ubâde
Soru Açıklaması

Hadis kaynaklarında, ilk neslin Hz. Peygamber’in sünneti söz konusu olduğunda yöneticilere karşı çıkmaktan dahi çekinmediklerine dair örneklerin sayısı göz ardı edilemeyecek kadar çoktur. Bu örnekler, bilhassa Batılı araştırmacıların hadis kaynaklarını, rivâyet ve siyaset ilişkisi ekseninde okumaktan neşet eden şüphelerinin ve iddialarının isabetli olmadığını göstermektedir. Meselâ, ‘Ubâde b. es-Sâmit (r.a.), Hz. Mu‘âviye’nin ordu komutanı olduğu bir savaşta daha önce duymadığı için şüphe ile yaklaştığı bir rivâyeti “Mu‘âviye hoşlanmasa da biz Resûlullâh’tan -sallallâhü aleyhi vesellem- işittiklerimizi mutlaka söyleyeceğiz” diyerek nakletmekte ısrar etmiş, eğer bu tavır ordudan uzaklaştırılmasına ve ganimetten mahrum bırakılmasına mal olsa bile buna da razı olduğunu ifade etmiştir (Müslim, Müsakat ve müzâra‘a 15, hadis no: 4145). 

15.
"Sana da insanlara indirileni açıklayasın diye Kur'ân'ı indirdik" ayetinde Allah Resûlü'ne "açıklama" görevi verilmesi aşağıdaki ifadelerden hangisini doğrular?  
Doğru Cevap: "B" Allah Resûlü, Kur'ân'ı açıklama görevini sünnetiyle icra etmiştir.  
Soru Açıklaması
16.

Abdullâh  b. Ömer sünnet konusunda, Hz. Peygamber’e ittibâen hac dönüşü nerede mola vermeye gayret göstermiştir?

Doğru Cevap: "C" Zü’l-Huleyfe  
Soru Açıklaması

Abdullâh  b. Ömer sünnet konusunda, Hz. Peygamber’e ittibâen, hac dönüşü Resûlullâh’ın mola  verdiği  Zü’l-Huleyfe’de  konaklamaya  gayret  göstermesine  neden olacak derecede bir hassasiyete sahiptir. Nitekim oğlu Sâlim de babası gibi Zü’l-Huleyfe’de  Hz.  Peygamber’in  konakladığı  yeri  aramış,  etrafındaki insanların da burada mola vermelerini istemiştir.  

17.

Aşağıdakilerden hangisi, “hadislerin mana ve maksadını anlamak ve hadislerdenhareketle Hz. Peygamber’in gayesini kavramak" manasına gelir?

Doğru Cevap: "E" Fıkhü’l-hadîs
Soru Açıklaması

Fıkhü’l-hadîs, “hadislerin mana ve maksadını anlamak ve hadislerdenhareketle Hz. Peygamber’in gayesini kavramak" manasına gelir.

18.

 İslâm vahyi, Varlık tasavvurunun ve âlem yapısının merkezine sırasıyla aşağıdakilerden hangilerini yerleştirmiştir?

Doğru Cevap: "A" Tevhîd, Nübüvvet, Âhiret
Soru Açıklaması

Varlık tasavvurunun ve âlem yapısının merkezine önce “tevhîdi” ve Allah inancını (Bakara 2/29, 165; Âl-i İmrân 3/32, 76), sonra zorunlu olarak “nübüvvet” (peygamberlik) kurumunu (Hâkka 69/38-52; Kıyâme 75/16-19) yerleştiren İslâm vahyi, var olmanın kaçınılmaz sonu olan “âhiret” kavramını da nihâi hedef olarak belirler (Bakara 2/28).

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.