Hadis Tarihi ve Usulü
Deneme Final Sınavı 1
1.

Müsned, Arapça’da, bir yere veya birine dayandırılan şey anlamına gelir. Müsned türü eserlerde hadisler, hadisin ilk râvîsi olan sahâbîlere göre sıralanmaktadırlar. Aşağıdakilerden hangisi günümüze kadar ulaşmış Müsned türü eserler veren müelliflerdendir?

Doğru Cevap: "E" Muhammed b. Hârûn er-Rûyânî
Soru Açıklaması

Müsnedler genellikle hicrî üçüncü asır başlarından itibaren yazılmaya başlanmışlardır ve müelliflerinin ismiyle anılırlar. Hadis tarihinde yüz elli civarında müsned türü hadis kitabı yazılmıştır. Bunlardan günümüze ulaşıp basılmış olanları şu müelliflere aittir:Abdullah b. el-Mübârek (ö.181/797)Ebu Bekr Abdullah b. Zübeyr b. Îsâ el-Humeydî (ö.219/834)Ebu’l-Hasen Ali b. Ca‘d el-Cevherî (ö.230/844)Ebu Bekr Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (ö.235/867)İshak b. Râhûye (ö.238/852)Halîfe b. Hayyât (ö.240/854)Ahmed b. Hanbel (ö.241/855)Abd b. Humeyd (ö.249/863)Ahmed b. Amr el-Bezzâr (ö.292/904)Ebû Ya’lâ Ahmed b. Ali el-Mevsılî (ö.307/919)Muhammed b. Hârûn er-Rûyânî (ö.307/919)Ebû Avâne Yakub b. İshak el-İsferâyînî (ö.316/928)

2.

Aşağıdakilerden hangisi, Rabbânî veya ilâhî hadis olarak da adlandırılan, yüce Allah’a, Kur’an olmayarak nispet edilen söz ve işle ilgili hadis olarak tanımlanan hadis türüdür?

Doğru Cevap: "C" Kudsî
Soru Açıklaması

Soruda tanımlanan hadis türü C seçeneğindeki Kudsî hadistir. A seçeneğindeki Merfû, hadis ilminde, Hz. Peygamber’e – sallellahu aleyhi ve sellem- ait olduğu söylenen söz, iş veya herhangi bir durumla ilgili hadis demektir. B seçeneğindeki Mevkûf, bir sahabiye ait olduğu söylenen söz ve işle ilgili hadis demektir. D seçeneğindeki Muhkem, hadis ilminde, kendisine zıt mânâda sağlam bir hadis veya şer’î bir delil bulunmayan yani diğer dinî delillerle çelişmeyen hadis demektir. E seçeneğindeki Muttasıl, hadis ilminde, senedinde başından sonuna kadar râvî düşmesi bulunmayan, isnad zinciri kesintisiz olarak devam eden hadis demektir. 

3.

Aşağıda verilen seçeneklerden hangisi sahih hadisin sahip olması gereken özelliklerden biri değildir?

Doğru Cevap: "E" Bütün alimlerin sahih olduğunu kabul etmesi
Soru Açıklaması

Sahih hadis, en meşhur tarifine göre, senedinin başından sonuna kadar sika (adâlet ve zabt sahibi) ravinin sika raviden rivayet ettiği, şazz ve muallel olmayan hadistir. Bu tarife göre sahih hadisin dört özelliği bulunmaktadır: Ravilerinin sika olması, ravileri arasında kopukluk olmaması yani senedin muttasıl olması, şâzz yani diğer sika ravilerin rivayetlerine aykırı olmaması ve muallel yani sahihliğine zarar verecek gizli bir kusurunun olmaması. Diğer taraftan herhangi bir hadisin bu özellikleri taşıyıp taşımaması gerektiği konusunda ihtilaflar söz konusu olmuştur. Bazı hadisler bazı alimlere göre sahih sayılırken bazılarına göre böyle kabul edilmemiştir.

4.

Hadis usulü ilminin gayesi nedir?

Doğru Cevap: "A" Bir haberin Hz. Peygamber’e ait olup olmadığını tespit etmeye yarayan kuralları belirlemek ve ilgili haberlere bunları uygulamaktır.
Soru Açıklaması

Hz. Peygamber’den sonraki nesiller, günümüze gelene kadar bu konuda olağan üstü çalışmalar yapmışlar ve ellerinden gelen her türlü fedakârlığa katlanmışlardır. Hz. Peygamber’e ait olup olmadığını tespit etmeye yarayan kuralları belirlemek ve ilgili haberlere bunları uygulamak için çalışmışlardır.

5.

Sağlam ve sağlam olmayan hadisleri bir araya getirmekle birlikte, hadislerin sıhhat durumu hakkında bilgi verenler ve kendi kanaatlerini belirten eserlere hangisi örnek olabilir?

Doğru Cevap: "D" Tirmizi’nin el-Camiu’s isimli eseri
Soru Açıklaması

Müslim, İbn Huzeyme, Hıbban Sahihleri ve İmam Malik’in Muvatta’sı kendi kanaatlerine göre sadece sağlam gördükleri hadisleri bir araya getiren eserlere örneklerdir. 

6.

Gizlenmek istenen kusur, senedde bir râvî atlanmış olduğu halde bunu belli etmemeye çalışma şekline aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?

Doğru Cevap: "E" Tedlîsü’l-İsnâd
Soru Açıklaması

Gizlenerek onun bulunmadığını zannettirecek şekilde rivayet edilmiş olan hadîs demektir. Hadisi bu şekilde rivayet etmeye ise tedlîs denir. Gizlenmek istenen kusur, senedde bir râvî atlanmış olduğu halde bunu belli etmemeye çalışma şeklinde olabilir. Buna tedlîsü’l-isnâd denir.

7.

İslam’da ilk muallim kimdir?

Doğru Cevap: "A" Hz. Peygamber
Soru Açıklaması

Nitekim Allah, onu “Kitabı ve hikmeti öğreten bir resûl”(2Bakara, 151; 62Cum’a, 2) diye takdim etmiş; o da “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim” (İbn Mâce, Mukaddime, 17) buyurarak kendisini öğretici olarak nitelendirmiştir. Bu nedenle Hz. Peygamber, İslâm’da ilk muallim, ashabı da ilk talebeler olarak kabul edilir.

8.

Aşağıdakilerden hangisinde hadis terimi olarak Vicâde’nin tanımı doğru olarak yapılmıştır?

Doğru Cevap: "E" Bir kişinin herhangi bir râvînin, hadis kitabı müellifinin el yazısı ile yazılmış kitabını ya da bazı hadislerini bulup ele geçirmesidir.
Soru Açıklaması

A şıkkında açıklama Vasıyyet’in, B şıkkındaki İ’lâm’ın, C şıkkındaki Mükâtebe’nin, D şıkkındaki Münâvele’nin tanımıdır. E şıkkında Vicâde’nin doğru tanımı yapılmıştır.

9.

Aşağıdaki icâzet türlerinden hangisi İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu tarafından kabul görmüştür?

Doğru Cevap: "A" Muayyen (belirli) icâzet
Soru Açıklaması

Muayyen (belirli) icâzet, hocanın, talebesine rivâyetlerinin yazılı olduğu belli bir kitabı rivâyet etmesi için izin vermesidir. İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu bu tür icâzeti kabul etmektedir. Diğer şıklardaki icâzet türleri bazıları tarafından kabul edilirken İslâm âlimlerinin çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir.

10.

Dârulhadîs (Hadis evi) denilen hadis öğretimine tahsis edilen hadis ihtisas okulları ne zaman kurulmuştur?

Doğru Cevap: "C" Hicrî VI. asrın ilk yarısında
Soru Açıklaması

Hicrî VI. asrın ikinci yarısında hadis öğretimi konusunda yeni bir gelişme meydana geldi ve sadece hadis öğretimine tahsis edilen hadis ihtisas okulları kurulmaya başlandı. Dârulhadîs (Hadis evi) denilen bu merkezlerin ilki, Selçuklu Atabeylerinden Nûreddin Mahmud Zengî (ö. 569/1173) tarafından Dımaşk’ta (bugünkü Şam’da) kurulan Dâru’l-hadîsi’n-Nûriyye’dir. Kurucusunun adını taşıyan bu kurum, aynı zamanda ilk idarecisi olan ünlü hadisçi ve tarihçi İbn Asâkir adına yaptırılmıştır.

11.

Aşağıdakilerden hangisi hadis kitabı türlerinden birden çok alt konu barındıran tek bir ana konuda yazılmış kitaplardan biridir?

Doğru Cevap: "A" Kitâbu’l-kader
Soru Açıklaması

Dinin İman ve ahlak gibi ana konularında yazılan ve içinde çok sayıda alt konu içeren kitaplar ele alınacaktır. Bu gruptaki kitapların yukarıdakilerden farkı; yukarıdakiler tek bir konuda iken bu gruptakiler altında birden çok konu bulunan üst konulara dairdir. Örneğin yukarıdaki Ebû Dâvud’un Kitâbu’l-kader’î imanın bir alt konusudur. 

12.

Aşağıda verilen özelliklerin hangileri hadis öğrenme adabına gore öğrenenin uyması gereken özelliklerdir?

Öğrendiğiyle Amel Etmek İlmî ve Tedricî Bir Metod Takip Etmek Hadis Usûlüne Önem Vermek Eser Yazmak ve Bilimsel Faaliyette Bulunmak
Doğru Cevap: "B" I, II, III
Soru Açıklaması

Öğrendiğiyle Amel Etmek,İlmî ve Tedricî Bir Metod Takip Etmek,Hadis Usûlüne Önem Vermek öğrenenin hadis adabı açısından uyması gerekenlerdir.

13.

İlk dönem hadis tarihinde bazı önemli râvî tabakasının olduğu bilinmektedir. Buna göre aşağıda verilenlerden hangisinin râvî tabakasında yer almadığı söylenebilir?

Doğru Cevap: "B" Âdil
Soru Açıklaması

Tabaka, yaş ve isnad bakımından veya sadece isnad birbirine yakın veya benzer râvîler grubu demektir. İlk dönem hadis tarihinde beş önemli râvî tabakası vardır. Bunların ilk üçü olan sahâbe, tâbiîn, etbâ-i tâbiîn tabakaları daha önemli, sahâbe tabakası ise en önemlisidir. 

14.

Senedin özelliklerine göre yapılan hadis sınıflandırmalarından biri de haber-i vahid olan hadislerdir. Bu hadisler kendi içinde dört kısma ayrılmaktadır. Aşağıda verilen seçeneklerden hangisi bu dört kısımdan biri değildir?

Doğru Cevap: "C" Muennen
Soru Açıklaması

Haber-i vâhid, mütevâtir olmayan hadis demektir. Başka bir ifade ile hadisler mütevâtir olup olmama bakımından ikiye ayrılırlar: 1- Mütevâtir hadisler. 2- Haber-i vâhid olan hadisler. Hadislerin büyük kısmı bu tür haberlerden oluşur. Haber-i vâhid olan hadisler kendi içinde meşhûr, azîz, ferd ve ğarîb şeklinde kısımlara ayrılırlar. Muennen ise senedin özelliklerine göre yapılan sınıflandırmalardan biridir.

15.

Aşağıdakilerden hangisi kitaplarda bulunan hataların düzeltilmesinde yapılmaması gereken uygulamalardan bir tanesidir?

Doğru Cevap: "E" Hatalı kısmın ıslak parmak veya bez parçasıyla silinmesi.
Soru Açıklaması

Kitaplarda olan hataların düzeltilmesinde birbirinden farklı yöntemler kullanılmıştır. Ancak kitaplardaki mürekkebin bıçak gibi keskin bir maddeyle kazınması veya mürekkebin ıslak parmak ve bezle silinmesi gibi yöntemler uygun bulunmamıştır. Çünkü düzelten kişi hata yapabilir ve aslıda doğru olan bir yere müdahale ederek bozabilir. Bu nedende karşılaştırılma için orijinalinin de kalması uygun görüşmüştür. 

16.

Aşağıdakilerden hangisi müksirun diye bilinen sahabilerden değildir?

Doğru Cevap: "A" Hz. Hatice
Soru Açıklaması

Hz. Hatice ilk Müslüman sahabilerden bilinmektedir.

17.

Kitabü’ş-şemail eseri kime aittir?

Doğru Cevap: "C" Muhammed b. İsa et-Tirmizi
Soru Açıklaması

Muhammed b. Îsâ et-Tirmizî (ö.279/892), Kitabü’ş-şemâil.

18.

Hadis ilmi ile ilgilenenler tarihte değişik unvanlarla anılmışlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu unvanlardan değildir?

Doğru Cevap: "E" Siyer
Soru Açıklaması

Siyer, Meğazi ilmi gelişerek kapsamı genişlemiş ve bu adı almıştır. Bugünkü biyografi bilim dalına tekabül eder.

19.

Ebu’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin (ö. 597/1201) uydurma olduğu tespit edilen 1850 haberi fıkıh konularına göre bir araya getirdiği eserin ismi nedir?

Doğru Cevap: "A" El-Mevzû‘ât
Soru Açıklaması

El-Mevzû‘ât, Ebu’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin (ö. 597/1201) uydurma olduğu tespit edilen 1850 haberi fıkıh konularına göre bir araya getirdiği eseridir.

20.

Arap yazısının yazılı metinlerden doğrudan nakil yapmak için yetersiz olduğu dönemde muhaddisler, hadislerin hatasız naklini temin etmek amacıyla hangi metodu güvenilir kabul etmemişlerdir?

Doğru Cevap: "B" Vicâde
Soru Açıklaması

Muhaddisler hadislerin semâ ve kırâat yoluyla alınmasında ısrar etmekteydi. Ancak bu durum genişleyen İslâm coğrafyasında gittikçe artan hadis metinlerinden yararlanma imkânını zorlaştırıyordu. Bu sıkıntı hadis talebelerine kolaylık sağlayacak bir çıkış yolu bulmayı zaruri hale getirmişti. Bu amaçla yaygın olmasa da, daha hicrî ikinci asrın başlarından itibaren icâzet, münâvele ve mükâtebe metotlarına kolaylığı temin edici çareler olarak müsaade edilmiş, fakat hatalara açık oldukları için i‘lâm, vasıyyet ve vicâde metotları güvenilir kabul edilmemiştir.

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.