İslam Ahlak Esasları
Deneme Ara Sınavı 5
1.

İnsan ve Tanrı arasındaki en güçlü bağın adı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Doğru Cevap: "A" Sevgi
Soru Açıklaması

İnsanın sevebilme, inanabilme ve güvenebilme yönü, onun ruhunun asıl gücüyle buluşmasını, hatta güncellenmesini temin eder. Şu halde insan ve Tanrı arasındaki en güçlü bağın adı sevgidir. Sevebilme özelliği, ruhun kendini fark etmesinde önemli bir yer işgal eder. Bu özellikten uzak olan kişi, kendine yabancıdır. Sevgi, insanı kendiyle buluşturmada vazgeçilmez öneme sahiptir. Doğru cevap A'dır.

2.

Adalet ve vahdet kavramları arasındaki derin bağlantıyı vurgulayan İslam ahlakçısı kimdir?

Doğru Cevap: "C" İbn Rüşd
Soru Açıklaması

Söz konusu kavramlar arasında derin bağlantıyı vurgulayan İslam Ahlakçısı İbn Miskeveyh'tir

3.

İslam'ın insanlardan talep ettiği davranış düzenine ne ad verilmektedir?

Doğru Cevap: "C" İslam Ahlakı
Soru Açıklaması

İslâm insanlardan aynı zamanda bir davranış düzeni talep etmektedir; İslâm’in talep ettiği bu davranış düzenine İslâm ahlâkı denilmektedir. Doğru cevap C şıkkıdır.

4.
Aşağıdaki anlayışlardan hangisinde ahlâk, bir yeti ya da meleke olarak görülmektedir? 
Doğru Cevap: "D" Filozof ve sufiler 
Soru Açıklaması
Filozoflar ve mutasavvıflar ahlâkı insanın bir “melekesi” olarak kabul ederler.
5.

I. Yeryüzünü imar etme

II. Allah’a ibadet etme

III. Allah’ın halifesi olma

Yukarıda verilenlerden hangisi ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani'nin insanın yaratılışı ile ilgili görüşleri arasında yer alır?

Doğru Cevap: "B" III, II, I
Soru Açıklaması

İnsanın yaratılmasıyla ilgili bir başka soru da onun niçin yaratıldığıdır. Bu soruya meşhur ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani şu şekilde cevap verir: Allah yeryüzündeki her şeyi bir amaca yönelik yaratmıştır. Eğer o amaç olmasaydı, o varlık yaratılmazdı. İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3. Allah’ın halifesi olma. Yeryüzünde Allah’ın halifeliği görevini ifa, dininahlâki ilkelerini kullanarak insanın gücü ölçüsünde Yaratıcının emirlerine uyma şeklinde icra edilir. Bir varlık hangi amaç için yaratılmışsa, onun değeri ancak uğruna yaratıldığı vazifeyi hakkıyla yerine getirmesiyle tamamlanır. Doğru cevap B'dir.

6.

Dinin ahlak ile irtibatıyla ilgili genel olarak kaç tür anlayış gelişmiştir?

Doğru Cevap: "B" 2
Soru Açıklaması

iki anlayış gelişmiştir. 1. faziletlerin kazanılması ve faziletli olma olarak ahlak, 2. kurallı yaşama ve bu kurallara uygun davranma olarak ahlak.

7.

İnsanın kendi kendine zulmetmeyeceğini varsayarak ahlak ve hukuk felsefesini temellendiren filozof kimdir?

Doğru Cevap: "E" Kant
Soru Açıklaması

İnsanın herhangi bir fiilinin ahla^ki olabilmesi için gerekli ve yeterli şart olarak, insanın kendi istediğini sırf kendisi istediği için yapması ve bunun da genelleştirilebilir olmasınızikretmiştir. Kant, bu ilkesi gereği, insanın kendi kendisi hakkında vereceği kararların “zulüm” olarak nitelenemeyeceğini; insanın kendi kendine zulmetmeyeceğini varsayarak ahla^k ve hukuk felsefesini temellendirmiştir.

8.

"Ahlak insan hayatının mütemmim cüzüdür." cümlesinde "mütemmim cüzü" ile kast edilen aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "E" Tamamlayıcı parçası
Soru Açıklaması

Burada "mütemmim cüzü" "tamamlayıcı parçası" anlamındadır. Doğru cevap E şıkkıdır.

9.

Aşağıdakilerden hangisi mutezile öğretisindeki beş esas prensipten birisi değildir?

Doğru Cevap: "E" İstitaat
Soru Açıklaması

İstitaat mutezile öğretisindeki beş esas prensipten birisi değildir.

10.

“Bir fiili yapma ya da terk etme gücü” anlamında gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "A" İstitaat
Soru Açıklaması

Mu’tezile’ye göre iyi ve kötüyü aklıyla bilen insan aynı zamanda istitaat sahibi olmalıdır. İstitaat “bir fiili yapma ya da terk etme gücü” anlamında olup, insanda fiile teşebbüs etmeden önce bulunur. Bu güce sahip olmayan insanın yükümlü tutulması bir zulümdür, dolayısıyla kötülüktür. İyi-kötü gibi ahlâki değeri olan fiiller ancak güç ve kudret sahibi insanın isteyerek, iradi olarak yaptığı davranışlardır. Doğru cevap A'dır. 

11.

"_______ duygusu insanda iyi ve kötüyü temyiz etme aşamasında, kendisinin iyiye yatkın olmasına bağlı olarak, kötüden uzak durma eğilimi olarak ortaya çıkar." Boşluğa gelmesi gereken doğru ifade hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Haya
Soru Açıklaması

İnsanda insani nefs zamanla etkin olurken, bazı nitelikleri de kazanmaya başlar. Bu niteliklerin hiçbirisi tabii değildir; hepsi öğrenme yoluyla kazanılır. Bu süreçte insan yeme ve içme gibi ihtiyaçları ile kendisini savunma ihtiyacını tabii olarak hissetse de, bunun ötesindeki ihtiyaçlarını, özellikle insan olarak yaşarken onun hayatına bir mana katan boyutu tabii olarak kavrayamaz. Bunların başında haya gelir. Haya duygusu insanda iyi ve kötüyü temyiz etme aşamasında, kendisinin iyiye yatkın olmasına bağlı olarak, kötüden uzak durma eğilimi olarak ortaya çıkar. Eğer bu eğilim terbiye edilmezse, aşırılıklar ortaya çıkar. Benzer bir şekilde yeme içme gibi ihtiyaçlarını karşılama söz konusu olduğunda ve kendisini savunma gerektiğinde bunları rastgele ve keyfi bir şekilde değil belirli bir düzen içinde karşılaması, tabii değildir; insan bunların hepsini sonradan öğrenir. Doğru cevap B'dir.

12.

Ahlak İlmine ilişkin olarak rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına ne denir? 

Doğru Cevap: "C" Tahsil
Soru Açıklaması

Rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına tahsil edilmesi denilmektedir.

13.

Kuran'ı Kerim kişiyi kendisine muhatap seçerken, insan olmanın verdiği meziyetten hareketle kişide bulunması gereken bazı koşullar vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu koşulların dışındadır?

Doğru Cevap: "B" Fiziki sağlığını yerinde olması
Soru Açıklaması

Kuran'ı Kerim diğer alanlarda olduğu gibi ahlâki alanda da akıl ve ihtiyar sahibi varlıklar olarak insanların iradi katılımlarını talep eden, aklını ve iradesini, yani bilme ve mevcudun ötesini talep etme gücünü kullanacak olan insanı muhatap almaktadır. İnsan, dil ve bilme, düşünme ve konuşma, konuşulanı anlama gücüne sahip varlık olarak, Kuran'ı Kerim’e muhatap olurken de, ona ittiba ederken de bu özelliklerini kullanmak zorunda kalmaktadır. Doğru cevap B'dir.

14.

"Kur’an ve hadislerin ahlâki prensiplerini izah edip temellendirmeye çalıştıkları oranda ahlâki alana girmelerinden dolayı bu tür ahlâki yaklaşımlardır" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?

Doğru Cevap: "C" Nassi ahlâk
Soru Açıklaması

İslâm düşünürleri arasında genellikle hadisçi, müfessir, fukaha ve kelamcıların ahlâk alanında telif ettikleri eserler bu kategoride incelenebilir. İlk üç grup ahlâki konularda geleneksel, gramatik, edebi ve linguistik kullanımlara dayanarak Kur’an ve hadislere dayalı yorumlar ortaya koyar. Bunların eserleri İslâm ahlâkının ameli hükümlerini ve bu hükümlerin dayandığı dini prensipleri içerir. Bu üç grubun Kur’an ve hadislerin ahlâki prensiplerini izah edip temellendirmeye çalıştıkları oranda ahlâki alana girmelerinden dolayı bu tür ahlâki yaklaşımlara “nassi ahlâk” da denmektedir. Doğru cevap C'dir.

15.

Aşağıdakilerden hangisi hikmet erdeminin altında yer alan erdemlerden birisidir?

Doğru Cevap: "D" Kolay öğrenme
Soru Açıklaması

Hikmet erdeminin altında yer alan erdemler;a) Zekâb) Çabuk anlamac) Zihin açıklığıd) Kolay öğrenmee) İyi düşünmef) Ezberlemeg) Hatırlama'dır. Doğru cevap D'dir.

16.

Din kelimesinin kök anlamı aşağıdakilerden hangisi ile yakından alakalıdır?

Doğru Cevap: "C" Borç/İhtiyaç
Soru Açıklaması

Din kelimesinin kök anlamı da, bir taraftan yakınlaşma ile alakalı iken, diğer taraftan da borç/ihtiyaç ile alakalıdır. Arapça’da “din” kelimesi ile borç anlamındaki “deyn” kelimesinin yazılışı aynıdır. Bu cihetten baktığımızda Arapça’daki din kelimesinin kök anlamı ile ıstılahi anlamı arasında bir irtibat olduğu görülmektedir. Nitekim insan Cenab-ı Hakk’a nelerini “borçlu” olduğunun farkında vardığı zaman, aslında kendisinin Cenab-ı Hakk’a ne kadar yakın veya Cenab-ı Hakk’ın kendisine ne kadar yakın, hatta “en yakın”olduğunun şuuruna varır. Doğru cevap C'dir.

17.
Aşağıdakilerden hangisi İmam Gazali'nin ahlak eseridir?
Doğru Cevap: "B" İhya'u Ulumiddin
Soru Açıklaması
18.

Akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaaza ne denir?

Doğru Cevap: "B" Din
Soru Açıklaması

Dinin klasik tanımı, “akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaz” şeklindedir. Ahlâk ve ahlâkilik ile ilgili bütün tanımlarda ve tanımlamalarda irade ve hayr vazgeçilmez unsurlardır. Ahlâki olanın, iradi olması zorunlu olduğu gibi hayra yönelik olması da zorunludur.

19.
Aşağıdakilerden hangisi ahlâki yaptırım mercii değildir?
Doğru Cevap: "B" Melekler
Soru Açıklaması
İnsanın alternatifler arasında tercihlerde bulunabilmesi ve kendisinde hayra yönelik bir yatkınlık olması, kararlarında nihai olarak hayrın tahakkuk etmemesi durumunda bir huzursuzluk hali ortaya çıkar. Huzursuzluğun kaynağı vicdan olarak isimlendirilir. Birilerinin şüpheli tavırlarına maruz kalmak ve bu şüpheyle yaşamak zorunda kalmak, bir yaptırım şeklidir. İnsanın her şeye rağmen bazı fiillerindeki gerçek niyetini, hatta bazı fiillerini diğer insanlardan gizleme imkânı bulunmaktadır. Ancak ahirette bütün fiillerin değerlendirileceği büyük ve mutlak manada adil bir mahkemede muhakeme edileceğinin farkında olmak insana kararların alırken ve uygularken farklı bir ahlâki ufuk kazandırmaktadır. Bu ufuk nihai olarak insanın “Allah’a O’nu görüyormuşçasına ibadet etmesidir; her ne kadar kendisi Allah’ı görmüyorsa bile.” Toplumun da etkin olamadığı yerde nihayet bütün insanların muhakeme edileceği, bütün verilerin en ince teferruatına kadar ortaya konulacağı ve kararların mutlak manada adil olacağı bir mahkemenin varlığı hakkındaki bilgi devreye girer; bu uhrevi “yaptırım” insana ayrı bir sorumluluk boyutu ve şuuru vermektedir. Nihayet insanın, bütün insanların olmasa da, aralarında seçkin bir kısmının bütün karar ve fiillerinde Cenab-ı Hakk’ın rızasını gözetmeleri ve O’nun rıza ve ilgisinden mahrum kalma endişesi taşımaları, kendi başına çok özel bir sorumluluk şuuru vermektedir.
20.

Aşağıdakilerden hangisi Nassi ahlak teorisine göre, sırasıyla  doğru fiiller ve yanlış fiillere verilen isimdir?

Doğru Cevap: "A" Salihat - seyyiat
Soru Açıklaması

Doğru fiiller genelde “salihat”; yanlış ve günah fiiller de seyyiat olarak isimlendirilir. Seyyiat ise günah ve kötülük terimiyle ifade edilir.

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.