İslam Düşünce Tarihi
Deneme Final Sınavı 33
1.

Aşağıdaki düşünürlerden hangisine göre İslam alemi manen Batı’ya süratle yol almaktadır?

Doğru Cevap: "B" Muhammed İkbal
Soru Açıklaması

İkbâl’e göre, İslâm âlemi manen Batı’ya süratle yol almaktadır. Bu yönelişte yanlış bir şey yoktur. Çünkü Avrupa kültürü entelektüel açıdan İslâm kültürünün en önemli bazı bölümlerinin daha gelişmiş halidir.

2.

‘İnsanın gücü ölçüsünde varlığın hakikatini bilmesi’ aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

Doğru Cevap: "A" Felsefe
Soru Açıklaması

İnsan sanatlarının değer ve mertebe bakımından en üstünü felsefedir. Felsefe ‘İnsanın gücü ölçüsünde varlığın hakikatini bilmesidir’. Çünkü filozofun bilgiden amacı gerçeğin bilgisini yakalamak, davranışının amacı ise sadece eylemde değil, gerçeğe uygun olarak davranmaktır. İnsan sanatlarının en üstünü ve en değerlisi felsefedir”.

3.

Tarih anlayışı "geçmiş olayları doğru tespit etmek, bunları sebepleriyle açıklamak, nihayet bu olaylara dayanıp gelecek için var sayımlar üretmek" olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "A" İbn Miskeveyh
Soru Açıklaması

İbn Miskeveyh’e göre tarih sadece rivayetleri nakletmek değildir. Aynı zamanda yorumdur. Akılcılık, tenkitçilik ve faydacılık prensiplerine bağlı kalınarak yapılan bir tarihçilikte amaç geçmiş olayları doğru tesbit etmek, bunları sebepleriyle açıklamak, nihayet bu olaylara dayanıp gelecek için var sayımlar üretmektir.

4.

Sezgiye düşünceden daha fazla önem veren filozof aşağidakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Ibni sina
Soru Açıklaması

İbn Sînâ'ya göre bilgi sadece düşünceyle elde edilmez: bu konuda daha önemli ve kestirme yol sezgidir. Bu bakımdan filozofun sezgiye düşünceden de fazla önem verdiği söylenebilir. Çünkü konu iyice incelenirse bilgi değeri taşıyan önermelerin bu husustaki kabiliyeti gelişmiş kişilerin sezgilerine dayandığı görülür.

5.

Muhammed Abduh'ta, milli duygular, özgürlük aşkı ve anayasal sistem düşüncesinin doğmasına yol açan düşünür kimdir?

Doğru Cevap: "D" Cemâleddin Afgânî
Soru Açıklaması

Bununla birlikte, diğer bir büyük kişilik, Abduh üzerinde derin etkiler bırakacak ve takip etmesi gereken yolu ona gösterecekti. Bu kişi, Cemâleddin Afgâni'ydi. Cemaleddin Mısır'a geldiği zaman etrafına, aralarında Muhammed Abduh'un da bulunduğu birçok öğrenci toplanmıştı. Cemâleddin'in manevî mürşitliği, Abduh'un münzevi bir şekilde yaşamayı terk edip aktif bir insan olmasını sağlamıştı. Giderek gelenekçiliği terk eden Abduh, hepsi de Ezher'in müfredat programının dışında kalan felsefe, matematik, ahlak ve siyaset üzerinde çalıştı. Klasik Arap eserlerini yeni bir bakış açısıyla değerlendirmesine ve Arapçaya çevrilmiş Batılı eserlerden zevk almasına Cemâleddin sebep olmuştu. Afgani, Abduh'ta, milli duygular, özgürlük aşkı ve anayasal sistem düşüncesinin doğmasına yol açmıştı.

6.

İslam felsefesi neden Modern felsefeyi doğrudan etkilemiştir ?

Doğru Cevap: "C" Ortaçağ ve Rönesans devrinde çevrilen eserlerin Batılı filozoflarca biliniyor ve okunuyor olmasından
Soru Açıklaması

Ortaçağ ve Rönesans dönemlerinde İslam felsefesinin etkisi , çeviriler vasıtasıyla doğrudan doğruya olmuştur; ister Hıristiyan olsun, ister Yahudi olsun batılı filozoflar ve düşünürler, Müslüman filozofların adlarını ve eserlerini zikrederek alıntılarda bulunmuşlardır. Aydınlanma devrinde ve Descartes ile başlayan ve Hegel’e kadar süren modern felsefedeki bu etki hem doğrudan, hem de dolaylı olarak devam etmiştir. Doğrudan, çünkü Ortaçağ ve Rönesans devrinde çevrilen eserler, bu devirlerde de Batılı filozoflarca biliniyor ve okunuyordu.

7.

Osmanlı düşüncesinin genel olarak bir estetik imar kaygısıyla hareket etmesi sonucunda ortaya çıkan sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Kendi içine kapalılık
Soru Açıklaması

Osmanlı düşüncesinin genel olarak bir estetik imar kaygısıyla hareket etmesi, tüm estetik yapıların genel sorununa maruz kalmasına da yol açmıştır: Kendi içine kapalılık. Estetik yapılar, iç ahenge önem veren, kendi içinde tutarlı olan, kısacası kendi içine kapalı anlam dünyalarına sahip yapılardır. Estetik yapılar kendi içlerinde mükemmellik idealine göre kurgulanan (sentez işlemine dayalı) yapılar olduğundan kendi dışını bir anlamda kaos (karışıklık) olarak görür.

8.

Abduh hangisinin imanı zayıflatmayıp aksine güçlendireceğine ve düşünme sanatı ve bilimi olan mantığın değerini tam olarak kavramanın İslâm kelâmı için zorunlu olduğuna dikkat çekmiştir?

Doğru Cevap: "D" Felsefe 
Soru Açıklaması

Abduh, aklî delillerin imanı zayıflatmayıp aksine güçlendireceğine ve düşünme sanatı ve bilimi olan mantığın değerini tam olarak kavramanın İslâm kelâmı için zorunlu olduğuna dikkat çekmiştir. Abduh, içtihadı, yani kişinin bütün kayıtlardan bağımsız olarak düşünebilme, serbestçe araştırma yapabilme hakkını her zaman savunmuş, bunun yanında, kişinin şahsî araştırma ve serbestçe araştırma haklarını kullanmayıp, din otoriteleri tarafından kendisine sunulan dogmaları delil istemeksizin gözü kapalı kabul etmesi anlamına gelen taklitle savaşmaktan da geri durmamıştır. Nihayet bazılarının iddia ettiği gibi içtihad kapılarının kapalı olmadığını, aksine, değişen hayat şartlarının ortaya çıkardığı sorunlara tatmin edici cevaplar vermek için ardına kadar açık olduğunu söylemiştir.

9.
Sühreverdi'ye göre, bilgiye ulaşmada en yetkin kişi kimdir?
Doğru Cevap: "D" Hakim-i Müteellih
Soru Açıklaması
10.

Hocazâde ve Ali Tûsi hangi padişahın emriyle Tehâfüt konusunda eserler yazmışlardır?

Doğru Cevap: "B" Fatih Sultan Mehmet Han
Soru Açıklaması

Fahreddin Razi’den sonra bu konularla doğrudan ilgilenenler, Sultan Fatih’in görevlendirdiği, Hocazâde ve Ali Tûsi’dir. Devrin ünlü âlimlerinden olan Ali Tûsi (ö.1482) ile Bursalı Hocazâde Mustafa Muslihuddin (ö. 1488) bu hususta birer eser kaleme alırlar.

11.
Fârâbî’nin nübüvvet görüşünün temelinde nefsin aşağıdaki güçlerinden hangisi yer alır?
Doğru Cevap: "D" Muhayyile
Soru Açıklaması
12.

Cemâleddin Afgânî’nin materyalistlere karşı yazdığı en önemli eserin adı nedir?

Doğru Cevap: "B" er-Redd ale’d-Dehriyyîn
Soru Açıklaması

Cemâleddin Afgânî’nin en önemli eseri materyalistlere karşı yazdığı “er-Redd ale’d-Dehriyyîn” adlı kitabıdır. Bu eser sağlığında Türkçeye çevrilip bizzat kendisinin yazdığı bir mektup ile II. Abdülhamit’e takdim edilmişti. Cemâleddin materyalist tarih yorumunu savunan partizanların ancak kafa kurcalayıp yanıltmaya yönelik mantık hatalarıyla dolu kelime yığınlarından oluşan iddialarını ve onların icraatını daha Avrupa'da iyice tanımamışken sert bir dille kınamıştır.

13.

Gazzâlî tarafından kullanılan “Tehâfütü’l-Felâsife” diğer bir deyişle  “Filozofların Tutarsızlığı”  anlayışının temel çıkış noktası hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Din ve felsefe ilişkisi
Soru Açıklaması

Tehâfüt geleneğinin ortaya çıkış nedenleri incelendiğinde bunların en başında felsefe - din ilişkisi görülür. Bu açıdan Tehâfüt geleneğinin felsefe - din ilişkisi üzerine inşa edilmiş olduğu söylenebilir. doğru cevap B'dir.

14.

"Allah’i bildikçe, O’nunla ilgili hakikatleri kavradikça, O’ndan gelen hakikatleri tecrübe ettikçe insan bilinci erişebileceği en yüksek düzeye erişir." cümlesi rasyonelliğin hangi gelişimini ifade etmektedir?

Doğru Cevap: "A" Ontolojik gelişim
Soru Açıklaması

Klasik İslâm düşünürleri, biraz da Aristocu ‘Yüksek gerçekleri bilmekle insan bilinci yükselir’ şeklinde özetlenebilecek ilke doğrultusunda ontolojik gelişimi anlamışlardır. Bu açıdan bakıldığında bilinebilecek en yüksek gerçek (hakikat) Allah’tır. Allah’ı bildikçe, O’nunla ilgili hakikatleri kavradıkça, O’ndan gelen hakikatleri tecrübe ettikçe insan bilinci erişebileceği en yüksek ontolojik düzeye doğru ilerler.

15.

Eserinde, her şeyden önce ümran olarak isimlendirdiği yeni bir ilim ve perspektif inşa eder. Ümran ilmi her ne kadar kelâm, fıkıh, siyaset felsefesi, İran nasihatname geleneği gibi farklı disiplinlerden istifade ederek oluşturulsa da, vurgulamalarından anlaşıldığı üzere temelde tarih disiplinin bir uzantısı şeklindedir. Ümran ilmi tarihte olup bitenleri ve toplumların başına gelenleri ve gelecekte olabilecekleri anlama hususunda genellemeler yapılabilecek tarzda bir bakış açısı geliştirebilmeyi kendisine görev edinmektedir. Yazar filozofların doğaya uyguladığı sebep-sonuç ilişkisini daha soyut bir düzlemde yani tarih, toplum ve gelecek boyutunda uygular. 

Eserinde ümran ilmine vurgu yapan yazar kimdir?

 

Doğru Cevap: "D" İbn Haldûn
Soru Açıklaması

İbn Haldun Mukaddime isimli eserinde, her şeyden önce ümran olarak isimlendirdiği yeni bir ilim ve perspektif inşa eder. Ümran ilmi her ne kadar kelâm, fıkıh, siyaset felsefesi, İran nasihatname geleneği (İbn Haldun, 2005, s. 40- 1; Uludağ, s. 205–6) gibi farklı disiplinlerden istifade ederek oluşturulsa da, vurgulamalarından anlaşıldığı üzere temelde tarih disiplinin bir uzantısı şeklindedir. Ümran ilmi tarihte olup bitenleri ve toplumların başına gelenleri ve gelecekte olabilecekleri anlama hususunda genellemeler yapılabilecek tarzda bir bakış açısı geliştirebilmeyi kendisine görev edinmektedir. İbn Haldun filozofların doğaya uyguladığı sebep-sonuç ilişkisini daha soyut bir düzlemde yani tarih, toplum ve gelecek boyutunda uygular. 

16.

“Ruhların ittisali teorisi” hangi filozofun görüşüdür?

Doğru Cevap: "A" İbn Bacce
Soru Açıklaması

İbn Bâcce’nin Batılı Hıristiyan ve Yahudi filozoflara tesiri, diğer İslâm filozoflarına nazaran daha çok bir sahada olmuştur. En çok tanınan görüşü, ruhların ittisali teorisidir.

17.

Aşağıdaki eserlerden hangisi İbn Rüşd’ün mantığa dair şerh yazdığı eserlerden biridir?

Doğru Cevap: "D" Îsâğücî
Soru Açıklaması

Mantığa dair, İbn Rüşd, Îsâğücî ile birlikte Organon içinde yer alan sekiz kitaba hem kısa hem orta ölçüde, el-Burhân'a ise büyük hacimde şerh yazmıştır. Îsâğücî, Kitâbü'l-Makülât, Kitâbü'l-İbare, Kitâbü'l-Kıyâs, Kitâbü'l- Cedel, Kitâbü's-Safsata, Kitâbü'l-Hatabe ve Kitâbü'ş- Şiir şerh yazdığı eserlerdir.  

18.
İslam dünyasında felsefeyi kendi fikirleri için araç olarak kullandıklarından, felsefeye karşı tepkiye yol açan topluluğun adı nedir?
Doğru Cevap: "A" Batıniler
Soru Açıklaması

Kindî (ö.866), Fârâbî (ö.950) ve İbn Sinâ gibi filozofların (ö.1037) felsefeyi dinle uzlaştırma çabaları, felsefenin Müslüman toplumlarda kabul görmesini sağladı. Bu filozofların din ve felsefe arasındaki uzlaştırıcı rollerinin yanı sıra İslâm dünyasında sırf felsefe yapanlar veya felsefeyi kendi batınî fikirleri için araç olarak kullananlar ise şiddetli tepkilerle karşılaştılar. Bunun önemli örneklerinden biri Selçuklular dönemindeki Batınîliktir. Bu hareket siyasal anlamda büyük sorunlara sebep oldu. Dolayısıyla batınîliğe yönelik tepkiler beraberinde felsefeye karşı da bir tepkinin oluşmasına neden olmuştur.

19.
Doğru Cevap: ""
Soru Açıklaması
20.

Batılılar tarafından en çok tanınan görüşü, ruhların ittisali teorisi olan İslam düşünürü kimdir?

Doğru Cevap: "B" İbn Bâcce
Soru Açıklaması

İbn Bâcce’nin Batılı Hıristiyan ve Yahudi filozoflara tesiri, diğer İslâm filozoflarına nazaran daha çok bir sahada olmuştur. En çok tanınan görüşü, ruhların ittisali teorisidir.

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.