İslam Düşünce Tarihi
Deneme Final Sınavı 38
1.

Kilise ve Hıristiyan düşünürlerinin teslise inancının akılla izah edilemez olduğunu güçlendirdiği için, papalık ve din adamları hangi İslam filozofunun felsefesinin yasaklandığına dair birçok ferman yayınlamışlardır?

Doğru Cevap: "A" İbn Rüşd
Soru Açıklaması

Kilise ve Hıristiyan düşünürlerinin teslise inancının akılla izah edilemez olduğunu güçlendirdiği için, papalık ve din adamları İbn Rüşd'ün felsefesinin yasaklandığına dair birçok ferman yayınlamışlardır. Doğru cevap A'dır.

2.

Guillaume d’Auvergne eserlerinde hangi filozofa “Asil filozof” demistir?

Doğru Cevap: "B" İbn Sina’ya
Soru Açıklaması

İbn Sînâ’nın kendileri üzerinde açık tesiri görülen ilk Hıristiyan filozoflarının başında Alexandre de Hales ve Guillaume d’Auvergne gelir. Sonuncusu, çeşitli eserlerinde Aristo ile yan yana müracaat ettiği ve “Asil Filozof” dediği Müslüman filozof İbn Sînâ’dır.

3.
Ben-Sen veya Ben-Öteki ilişkisi hangi filozoftan itibaren en tartışmalı sorunlarından birini teşkil etmiştir?
Doğru Cevap: "D" Hegel
Soru Açıklaması

Ben-Sen veya Ben - Öteki ilişkisi modern düşüncenin, özellikle Alman filozofu Hegel’den itibaren en tartışmalı sorunlarından birini teşkil eder. Bugün dinler arası diyalog, kültürler arası ilişkiler ve birlikte yaşama sorunu diye adlandırılan konular, Ben-Sen ilişkisinin farklı alanlardaki tezahürleri olarak görülürler. Doğru cevap D'dir.

4.
Kındî’ye göre felsefenin pratikteki yararı ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "E" Nefs’in bedenle birlikte ortaya çıktığını söyler.
Soru Açıklaması

Kindî felsefenin pratikteki yararını dikkate alarak onu “İnsanın gücü ölçüsünde Allah’ın fiillerine benzemesidir” diye tarif etmektedir. Bu tanımla o, insanın hikmet, kudret, adâlet, iyilik, güzellik ve gerçeklik gibi ilâhî sıfat ve erdemleri edinerek tam erdemli bir kişi olacağını söylemektedir. “Felsefe ölümü önemsektir” tarifinin yorumunda, ise biri tabiî, öteki iradî olmak üzere iki çeşit ölümden söz eden filozofa göre önemli olan ikincisidir yani nefsin istek ve arzularını öldürmektir.

Kindi hem dini telakkiyi hem de Eflâtun’un görüşlerini paylaşırken, öte yandan nefsin bedenle birlikte ortaya çıktığını söyleyen Aristo ile Fârâbî ve İbn Sînâ gibi meşşâîlerden de ayrılmış olmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.

5.

Farabi hangi eserinde her bir ilimin teorik ve pratik açıdan değerini belirterek eğitim ve öğretimdeki önemine işaret etmiştir?

Doğru Cevap: "E" İhsâu’l-ulum
Soru Açıklaması

Fârâbî Aristo ve Kindî’den daha kapsamlı bir tasnif yapmış, İhsâu’l-ulum isimli eserinde her bir ilimin teorik ve pratik açıdan değerini belirterek eğitim ve öğretimdeki önemine işaret etmiştir.

6.

Aşağıdakilerden hangisi tarihte olup bitenleri ve toplumların başına gelenleri ve gelecekte olabilecekleri anlama hususunda genellemeler yapılabilecek tarzda bir bakış açısı geliştirebilmeyi kendisine görev edinen ilimdir?

Doğru Cevap: "D" Ümran
Soru Açıklaması

Ümran ilmi tarihte olup bitenleri ve toplumların başına gelenleri ve gelecekte olabilecekleri anlama hususunda genellemeler yapılabilecek tarzda bir bakış açısı geliştirebilmeyi kendisine görev edinmektedir. İbn Haldun filozofların doğaya uyguladığı sebep-sonuç ilişkisini daha soyut bir düzlemde yani tarih, toplum ve gelecek boyutunda uygular.

7.
Aşağıdakilerden hangisi İbn Hazm’ın mensubu olduğu mezheptir?
Doğru Cevap: "D" Zahirilik
Soru Açıklaması

İbn Hazm, mensubu olduğu mezhebin (Zahirilik) adından da anlaşılacağı üzere, İslâm düşüncesinin içinde yeşermekte olduğu tüm kültürel gelenekleri Kur’an ve hadislerin zahiri (görünür, açıkça bilinebilir, fenomenal) anlamına nispetle eleştiriye tabi tutmaktadır. Doğru cevap D'dir.

8.
Doğru Cevap: ""
Soru Açıklaması
9.

İbn Haldun tarafından oluşturulan “devletin geçirdiği döngüsel aşamalarının” hangisinde atalardan devralınan gelenek ve kurumlar muhafaza edilmeye çalışılmaktadır?

Doğru Cevap: "D" Sulh ve istikrar dönemi
Soru Açıklaması

Sulh ve istikrar dönemi: Bu dönemde atalardan devralınan gelenek ve kurumlar muhafaza edilmeye çalışılır. Gelenek ve kurumların ortaya çıkaran sebepler ve hedeflenen amaçlar unutulur. Bunlar anlam ve işlev bakımından analiz edilmezler. Taklit ve muhafaza kaygı ve duygusu hakimdir. Halbuki gelen her yeni gün yeni haller ve sorunlar getirmektedir. Yöneticiler yapıların derinlerinde gerçekleşen değişimleri fark etmezler. Dolayısıyla tedbir de alamazlar. Devlet hem iç işlerinde hem dış ilişkilerinde muhafazakâr davranır. Yöneticiler devleti mümkün mertebe çatışmadan uzak, barış içerisinde tutmaya çalışırlar.

10.

Ayasofya ve Sultan Ahmet camilerinde vaazlar veren, kısa süre sonra Meclis-i Kebir-i Maarif azalığına getirilen aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Cemaleddin Afgani
Soru Açıklaması

Cemâleddin Afgânî Hemedan yakınındaki Esedabad'da doğmuştur. 10 yıllık eğitim-öğretim neticesinde, İslâmî ilimleri özümsemiş, bu esnada felsefe ve modern bilimlere ise özel ilgi duymuştur. Anadili Türkçe’nin yanında Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce ve Rusça öğrenmiştir. 18 yaşında Hindistan’a gitmiş. Buradan birçok Müslüman memleketlere uğradıktan sonra Mekke’ye yönelerek Hacc ibadetini yerine getirmiştir. Sonra memleketi Afganistan’a dönmüş. Afganistan’dan Hindistan’a gelişi İngilizler tarafından tehlike olarak görülmüş ve Hindistan’ı terk etmek mecburiyetinde bırakılmıştır. Oradan Kahire’ye gitmiş ve çok iyi karşılanmıştır. Ezher hocaları ve öğrencileri ile özel dostluklar kurmuş ve evinde birçok insana ders vermiştir. Mısır’dan sonra İstanbul’a gelmiş. Ayasofya ve Sultan Ahmet camilerinde vaazlar vermiş, kısa süre sonra kendisi Meclis-i Kebir-i Maarif azalığına getirilmiştir.

11.

Işığın ve güneşin doğması anlamına gelen kurucusu Şehâbeddin Sunreverdî olan bu islâm felsefesi aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "B" İşrâkkiyye
Soru Açıklaması

Işığın ve güneşin doğması anlamına gelen kurucusu Şehâbeddin Sunreverdî olan bu islâm felsefesinin adı "İşrâkiyye"dir. Doğru yanıt: B'dir.

12.

Aşağıdaki filozoflardan hangisi Latinler ve Batılı Yahudiler arasında Alpharabius, Avennasar, Abunazar, Albunasar ve Albumasar gibi çeşitli isimlerle anılmaktadır?

Doğru Cevap: "C" Farabi
Soru Açıklaması

Batı Hıristiyan ve Yahudi düşüncesine en çok etkisi olan Müslüman filozoflardan birisi de Fârâbî’dir. Denebilir ki, Fârâbî, daha hayatının son yıllarında bile, İbn Meserre (ö. 319/931) ve İbn Gabriel (Avicebron, ö. 450/1058) gibi Yahudi filozofların aracılığıyla Batı’da tanınmaya başlamıştır. Latinler ve Batılı Yahudiler arasında Alpharabius, Avennasar, Abunazar, Albunasar ve Albumasar gibi çeşitli isimlerle meşhurdur.

13.

İslam düşüncesinin yabancı kaynaklarını oluşturacak olan yabancı eserlerin Arapça’ya tercüme girişimi ilk defa hangi hükümdar zamanında olmuştur?

Doğru Cevap: "E" Hz. Ömer
Soru Açıklaması

Yabancı eserlerin Arapça’ya tercüme girişimi ilk defa Hz. Ömer zamanında olmuştur.

14.

Aşağıdaki filozoflardan hangisi İbn Sînâ’dan etkilenen ilk Yahudi filozoflar arasında yer almaktadır?

Doğru Cevap: "D" Musa b. Meymun
Soru Açıklaması

İbn Davud ve Musa b. Meymun, İbn Sînâ’dan etkilenen ilk Yahudi filozoflar arasındadırlar. Özellikle onun zorunlu ve zorunsuz varlık ayırımı, bu iki filozof da dahil, genelde bütün Yahudi filozoflarca kabul edilmiştir. Palqera, ilimler sınıflamasında Fârâbî ve İbn Sînâ’nın sınıflamalarını birleştirerek bir sınıflama yapar.

15.
Hareket Felsefesi’nin kurucusu olan Maurice Blondel ile tanışan ve ondan etkilenerek bu felsefenin kavramlarını ve metodunu kullanarak meselelere kendi kültürümüz açısından yaklaşan Nurettin Topçu'nun vefat edene kadar çıkardığı dergi hangisidir?
Doğru Cevap: "C" Fikir ve San’atta Hareket
Soru Açıklaması

Fransa’da kaldığı 6 yıllık süre içerisinde Louis Massignon ve Hareket Felsefesi’nin kurucusu olan Maurice Blondel ile tanışmıştır. Bu olay Topçu’nun fikirlerinin oluşması açısından önemlidir. Çünkü Nurettin Topçu, hareket felsefesinin etkisinde kalmış, bu felsefenin kavramlarını ve metodunu kullanarak meselelere kendi kültürümüz açısından yaklaşmıştır. Hatta kendisinin çıkardığı ve vefatına kadar da yayınladığı Fikir ve San’atta Hareket isimli dergi hareket felsefesinden esinlenmiştir. Doğru yanıt "C" şıkkıdır.

16.

Latin dünyasında “commentator” unvanıyla tanınan Endülüs filozofu hangisidir?

 

Doğru Cevap: "D" İbn Rüşd
Soru Açıklaması

Endülüs’ün üçüncü en önemli filozofu İbn Rüşd’dür (ö. 595/1198). İleri gelen bir ailenin çocuğu olan İbn Rüşd Meşşâî okulunun son temsilcisi, filozof, fakih ve hekimdir. Aristo'nun felsefî doktrinine sadık kalarak eserlerini şerh ettiğinden İslâm âleminde “şârih”, Latin dünyasında “commentator” ünvanıyla tanınmıştır.

17.

Bedreddin Simavi’nin felsefe, tasavvuf ve kelam alanlarını kapsayan eserinin adı nedir?

Doğru Cevap: "A" Vâridat
Soru Açıklaması

Bedreddin Simavi’nin felsefe, tasavvuf ve kelam alanlarını kapsayan eserinin adı Vâridat’tır

18.

“Peygamberlik bir sanattır” sözü hangi düşünüre aittir?

Doğru Cevap: "A" Cemâleddin Afgânî
Soru Açıklaması

İstanbul’a gelişinde devlet erkânı tarafından çok iyi karşılanan Cemâleddin Afgânî’nin konuşmaları ve ortaya attığı fikirleri bazı resmî ulemayı rahatsız etti. Bu rahatsızlık görüşlerinden çok Afgânî’ye gösterilen ilgi dolayısı ile idi. Özellikle Şeyhulİslâm Hasan Fehmi Efendi ve diğer bazıları Afgânî’nin Daru’l-Fünûn’da verdiği konferanslarındaki bazı görüşlerini bağlamını kopararak Afgânî aleyhine deliller haline getirerek saraya jurnallediler. Afgânî’nin “Peygamberlik bir sanattır.” sözü üzerine Afgânî aleyhine kampanyalarını genişlettiler.

19.

Aşağıdaki eserlerden hangisi Elmalılı Hamdi Yazır’a ait değildir?

Doğru Cevap: "C" Safahat
Soru Açıklaması

Elmalılı Hamdi Yazır’ın eserleri; “1- Hak Dini Kur'an Dili. 2. İrşâdü'l-Ahlâf fî Ahkâmi'l-Evkaf. 3. Hz. Muhammed'in Dini İslâm. 4. Metâlib ve Mezâhib 5. İstintâcî ve İstikrâî Mantık” şeklindedir. Safahat ise Mehmet Âkif Ersoy’a aittir.

20.

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın varlıkları yaratma tarzının yani âlemdeki düzenliliğin açığa çıkma tarzını ifade eder?

Doğru Cevap: "E" Mantık
Soru Açıklaması

Osmanlı düşünürleri için mekan sorunu olmadığından mekanı sabit olarak algıladıklarından geriye kalan sorun bu mekanlar içinde farklı unsurların bir araya getirilerek yeni biçimlere kavuşturulması yani sentezlenmesidir. Bu sentezleme işlemi kural ya da ilkelerini mantıktan alır. Bu nedenle Osmanlı düşünce tarzında en fazla önem arz eden disiplinlerden biri mantıktır (Aristocu mantık geleneği). Mantık, her şeyden önce Allah’ın varlıkları yaratma tarzının yani alemdeki düzenliliğin açığa çıkma tarzıdır. İslâm’daki tek Tanrı inancı en büyük desteğini alemin düzenliliği fikrinden aldığı için, bu düzenliliğin tecellisini en fazla yakalama imkanını veren disiplin mantıktır.

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.