Kelam'A Giriş
Deneme Final Sınavı 5
1.

Varolan kavramı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "E" Ma‘dûm kavramı ile de ifade edilir.
Soru Açıklaması

Varolan, varlığında şüphe duyulmayan, algılayan kişiden bağımsız olarak bulunabilen ve dış dünyada da gerçekliği olandır. Daha kısa bir ifade ile varolan, zihin haricinde kesin bir gerçekliği bulunandır. Varolanın zıttı ise yokolan/ma‘dûm kavramıdır.

2.

Kelâmın temel meseleleri açıklama ve ispat etmede aracı olan bilgilere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "A" Vesâil
Soru Açıklaması

Kelâm ilminde ele alınan bilgiler, ya doğrudan doğruya dinî esasları oluşturan konulardır ki bunlara kelâmın temel meseleleri (mesâil ve makâsıd) denilir ya da bu temel meseleleri açıklama ve ispat etmede aracı olan bilgilerdir. Bunlara da vesâil adı verilir.

3.

Aşağıdaki ifadelerden hangisi varolanın tanımında geçen ifadelerden biri değildir?

Doğru Cevap: "C" İç dünyayla gerçekliği olandır.
Soru Açıklaması

Varolan, varlığında şüphe duyulmayan, algılayan kişiden ba- ğımsız olarak bulunabilen ve dış dünyayada gerçekliği olandır. Daha kısa bir ifade ile varolan, zihin haricinde kesin bir gerçekliği bulunandır.

4.

Yeni dönem kelâmcıları eserlerinde diğer dinlerle İslam dini’nin karşılaştırılmasına yer vermişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi yapılan bu mukayese sonuçlarına göre doğru değildir?

Doğru Cevap: "A" Diğer bütün dinlerin temelinde tevhit vardır ve bu özellikleri ile İslam’a benzemektedir.
Soru Açıklaması

Kelâmcılar öncelikle İslam’ ın tevhit inancıyla diğer dinlerin Tanrı anlayışını karşılaştırmışladır. Buna göre diğer bütün dinlerin temeli tevhit olduğu halde bu dinlerde tevhit inancı şirkle karışmış ve bu inanç önemli ölçüde zedelenmiştir. Tevhid esasını koruyabilen yegâne din İslam’dır. İs- lam’da Allah ile kul arasında herhangi bir vasıtanın kabul edilmemesi de İslam’ın ruhbanlığı esas alan Hıristiyanlık ve benzeri uygulamalardan üstün olduğunun delili olarak sunulmuştur. İslam akla önem vermiş ve akıl ile naklin çatışmayacağını bildirmiştir. Bundan dolayı akli istidlal ve muhakemeye izin verilmiştir. Hıristiyanlık ve Yahudilik’te ise bilim ve din çatıştığından biri lehine diğerini bırakmak zorunluluğu doğmaktadır. İslam’ın nübüvvet anlayışı da diğer dinlerin nübüvvet anlayışından üstündür. Zira İslam’da peygamberin beşer olduğu tespit edilirken diğerlerinde ilahlaşmış veya ilahtan bir parça olan peygamber anlayışı hâkim olmuştur.

5.

أحاطت المواضيع الرئيسية لعلم الكلام مسائل الاعتقاد والإيمان تحت عناوين رئيسية ثلاثة والتي تُسَمَّى بــ ( الأصول الثلاثة). وهي مواضيع

Doğru Cevap: "C"    الإلهيّات والنُّبوَّات والسَّمعيَّات 
Soru Açıklaması
6.

Kelâmda bilgi birkaç bakımdan kategorize edilebilir. Aşaüğıdakilerden hangisi bu bilgi türlerinden değildir?

Doğru Cevap: "C" Âhâd bilgi
Soru Açıklaması

Bu yüzden kelâm alimleri Allah’ın ilmine öncesiz ve sonrasız anlamında kadîm bilgi, insana ait bilgiye de öğrenme ile sonradan meydana geldiğinden ve başlangıcı bulunduğundan, sonradan olma anlamında hâdis bilgi demişlerdir. Aklın hiçbir çaba sarfetmeksizin elde ettiği bilgi, zarûrî/zorunlu bilgidir. Bu bilgiye, herhangi bir şüpheye ve ihtilafa yol açmayacak şekilde son derece açık olduğundan apaçık bilgi anlamında bedihî bilgi de denilmiştir. Mütevatir olmayan haber, tek kişinin veya yalan üzere birleşmesi imkan dahilinde olan bir topluluğun verdiği haberdir. Bu tür habere âhâd haber adı verilir. Kelâm ilminde tek bir bireyin verdiği haber kesin kabul edilmez ve ona dayanan hüküm de kesin hüküm olarak görülmez. Bir haberin mütevatir veya âhâd haber olması, haberin gerçekliği ve gerçekleşmişliği ile alakalıdır. Kelâmî ifade ile haberin sübut yönünü gösterir.

7.

Aklın hiçbir çaba sarf etmeksizin elde ettiği bilgiye ne ad verilir?

Doğru Cevap: "B" Zarûrî Bilgi
Soru Açıklaması

Allah’ın ilmine öncesiz ve sonrasız anlamında kadîm bilgi, insana ait bilgiye de öğrenme ile sonradan meydana geldiğinden ve başlangıcı bulunduğundan, sonradan olma anlamında hâdis bilgi demişlerdir. Aklın hiçbir çaba sarfetmeksizin elde ettiği bilgi, zarûrî/zorunlu bilgidir. Bu bilgiye, herhangi bir şüpheye ve ihtilafa yol açmayacak şekilde son derece açık olduğundan apaçık bilgi anlamında bedihî bilgi de denilmiştir. Bunun tersine insanın bir çaba ve düşünmesi sonucu elde edilen bilgiye kazanılmış anlamında iktisâbî bilgi adı verilmiştir. Bu tür bilgiye bir kanıt/delil yoluyla ulaşıldığından delile gereksinim duyan bilgi anlamında istidlalî bilgi adı da verilmiştir. Ayrıca nazar yani düşünme yoluyla elde edilmesi dikkate alınarak nazarî bilgi diye de adlandırılmıştır.

8.

Aşağıdakilerden hangisi mu’tezile mezhebinin beş temel ilkesinden biri değildir?

Doğru Cevap: "E" İtikat
Soru Açıklaması

Tevhid, adalet, Va‘d ve va‘îd, el-Menzile beyne’l-menzileteyn ve Emr bi’l-ma’ruf nehy ani’l-münker mu’tezile mezhebinin beş temel ilkesidir.

9.

Aşağıdakilerden hangisi es-Sevâdu’l-a’zam adlı risalenin sahibidir/yazarıdır?

Doğru Cevap: "E" Hakîm es-Semerkandî
Soru Açıklaması

Mâtürîdîliğin gelişip bir ekol düzeyine çıkmasında Mâtürîdî’nin öğrencilerinin ve taraftarlarının katkısı olmuştur. Bunların en önemlilerinden biri kuşkusuz es-Sevâdu’l-a’zam adlı risalenin sahibi olan Hakîm es-Semerkandî’dir (ö. 342/953).

10.

Tam anlamıyla felsefî kelâmı başlatan isim aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Fahreddîn er-Râzî
Soru Açıklaması

Fahreddîn er-Râzî (ö. 606/1210) tam anlamıyla felsefî kelâmı başlatan isim olarak kabul edilir. Onun en hacimli kelâm eseri olan el-Metâlibü’l-âliye ve bunun muhtasar şekli kabul edilebilecek el-Muhassal, felsefî konuların kelâm çerçevesine dâhil edilmesinin önemli örneklerini teşkil eder.

11.

Aşağıdakilerden hangisi kelam ilminin doğuşuna sebep olan etkenlerden değildir?

Doğru Cevap: "E" Hz. Peygamberin islam dinini sahabe topluluğuna anlatması
Soru Açıklaması

Hz. Peygamberin islam dinini sahabe topluluğuna anlatması kelam ilminin Hz. Peygamber döneminde ortaya çıkmama nedenlerinden birisidir.

12.

Muhteva benzerliği açısından bakıldığında, kelâmın en yakından ilişkili olduğu ilim aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "B" Felsefe
Soru Açıklaması

Kelâm ilminin diğer ilimlerle ilişkisi, metot veya muhteva açısından benzerlik, belli konuların birbirinden alınması, konuların işlenmesinde kullanılacak malzeme açısından birbirinden faydalanma gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Muhteva benzerliği açısından bakıldığında, kelâmın en yakından ilişkili olduğu ilim felsefedir.

13.

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ ın sıfatlarını sınıflandırmada kullanılan bir sıfat grubu değildir?

Doğru Cevap: "E" Fiziki sıfatlar
Soru Açıklaması

Bir sıfat kategorisi, Kur’ân ve hadîslerde geçen müteşabih lafızlardır. Bu lafızlar Allah’a izafe edilmekle birlikte anlamında bir netlik bulunmamaktadır. Mu‘tezile ve Eş‘arî mezhebi mensuplarınca fiilî sıfatlar adı altında bir sıfat grubu daha öngörülmüştür. Subutî sıfatlar ise, Allah’ın ne ve nasıl olduğunu anlatan sıfatlardır. Selbî sıfatlar Allah’ın ne olmadığını anlatan sıfatlardır.

14.

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın Subuti sıfatlarından biri değildir?

Doğru Cevap: "D" Kıdem
Soru Açıklaması

Kıdem: Allah’ın geçmişe doğru başlangıcın bulunmaması anlamında olup Allah’ın ne olmadığını anlatan Selbi sıfatlardandır.

15.

Aşağıdakilerden hangisi İslâm felsefecisi Fârâbînin ilimleri sınıflandırdığı konulardan biri değildir?

Doğru Cevap: "E" Felsefi ilimler
Soru Açıklaması

İslâm kültüründe ilimlere yönelik en erken sınıflamalardan birisini meşhur İslâm felsefecisi Fârâbî (ö. 339/950) yapar. O ilimleri “dil ilmi, mantık ilmi, matematik, geometri, astronomi, musikî gibi talimî ilimler, fizik ve metafizik, medenî ilimler, yani siyaset, fıkıh ve kelâm” şeklinde sınıflandırır.

16.

Kelamı pozitif bilimlerden ayıran noktalardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "A" Başlangıç ve son
Soru Açıklaması

Kelâm pozitif bilimlerden, olayları başlangıç ve son, yaratılış ve ahiret açısından pozitif bilimlerden ayırır.

17.

Hangisi islâm felsefecilerinin kelâma yönelik eleştirisidir?

Doğru Cevap: "A" Kelâmcıların hudûs delili oldukça muğlak ve zor anlaşılır bir yapı sergilemektedir.
Soru Açıklaması

İbn Rüşd metoda yönelik eleştirileriyle teorik bir çerçeve kurduktan sonra, bu doğrultuda kelâmcıların belli konulardaki görüşlerini de tenkit eder. kelâmcıların atom teorisi üzerine bina ettikleri ve Allah’ın varlığını ispat noktasında başlıca delilleri olan hudûs (âlemin yaratılmışlığı) deliline yönelik eleştirisidir. Ona göre, kelâmcıların hudûs delili oldukça muğlak ve zor anlaşılır bir yapı sergiler. Öyle ki, muhatap kitlenin büyük çoğunluğunu oluşturan, iknaî sözlerle tasdik ve imana ulaşan kimseler bir yana, kelâmda yetkinlik kazanan kimseler tarafından bile takip edilmesi ve kullanılması zor bir metottur.

18.

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın bazı sevgili kullarına ilham yoluyla çeşitli konularda bilgiler vermesidir?

Doğru Cevap: "D" Keşif
Soru Açıklaması

Keşif, genel kabule göre Allah'ın bazı sevgili kullarına ilham yoluyla çeşitli konularda bilgiler vermesidir. Seven ve sevilen kul mertebesine erişen müminlere Allah’ın lutfu ile bazı perdelerin açılması ve kulun bilgilendirilmesidir.

19.

Aşağıdaki alanların hangisinde bilgi “bilen süje ile bilinen obje arasındaki ilişki” olarak tanımlanır?

Doğru Cevap: "A" Felsefe
Soru Açıklaması

Felsefede ise bilgi, “bilen süje ile bilinen obje arasındaki ilişki” şeklinde tanımlanır. Benzer bir yaklaşım kelâm bilginleri arasında da göze çarpmaktadır. Nitekim kelâm bilginlerinin çoğunluğu bilgiyi, bilen kişi ile bilinen olgu ve olay arasında bir irtibat olarak kabul ederler.

20.

Aşağıdaki Kelamcılarından hangisi Sünnî Kelâmın öncülerinden biridir?

Doğru Cevap: "D" İbn Küllâb el-Basrî
Soru Açıklaması

Ehl-i sünnet kelâmının teşekkülüne kadar olan dönemde Vâsıl ve Amr b. Ubeyd’den başka Bişr b. Mu’temir (ö. 210/825), Muammer b. Abbâd es-Sülemî (ö. 215/830), Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf (ö. 235/849), Nazzâm (ö. 220- 230/835-844 arası) ve Câhiz (ö. 255/869) gibi isimler kelâm ilminin gelişimini sağlamış, fikrî mücadeleye öncülük etmişlerdir. Günümüze ulaşıp neşredilen bu döneme ait Mu‘tezilî eserlerin başlıcaları, Câhiz’in Kitâbü’ddelâ’il ve’l-i’tibâr, el-Osmâniyye ve er-Red ale’n-nasârâ ve’l-yehûd’u ile Ebû Cafer el-İskâfî’nin (ö. 240/854) el-Mi’yâr ve’l-muvâzene’sidir. Zaten erken dönem Mu‘tezilîler’den, bunların dışında kalan isimlerin hiçbirinin müstakil eseri günümüze ulaşmamıştır. Aynı dönemde, Sünnî kesimden İbn Küllâb el-Basrî (ö. 240/854), Hâris el- Muhâsibî (ö. 243/857) ve Ebü’l-Abbâs el-Kalânisî (ö. h. 4. asır başı) gibi şahıslar, Sünnî inanca yöneltilen itirazları cevaplamak düşüncesiyle kelâmı öğrenmişler, Selef mezhebinin inançlarını kelâm delilleriyle desteklemişlerdir.

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.