Tefsir Tarihi ve Usulü
Deneme Final Sınavı 4
1.

Aşağıdakilerden hangisi lafzın umûmî dilde konulduğu anlamında kullanılan hakîkat çeşididir?

 

Doğru Cevap: "C" Luğavî hakîkat  
Soru Açıklaması

Hakîkat; dil, din ve örf bağlamında üç çeşide ayrılır. C seçeneğinde adı geçen Luğavî hakikat ise lafzın umûmî dilde konulduğu anlamda kullanılmasıdır.

2.

I. Konulu tefsir ekolü

II. Bilimsel tefsir ekolü

III. Fıkhi tefsir ekolü

Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri çağdaş tefsir ekollerindendir?

Doğru Cevap: "B" I ve II
Soru Açıklaması

Çağdaş tefsîr ekolleri konulu tefsîr ekolü, bilimsel tefsîr ekolü ve ictimâî tefsîr ekolü olarak üç kısımda ele alınmaktadır. Doğru cevap B'dir.

3.

Aşağıdakilerden hangisi/hangileri Mezhebî tefsîr ekollerindendir?I. MutezileII. ŞîaIII. HâricîyyeIV.İşârîV.Fıkhî

 

Doğru Cevap: "D" I, II ve III  
Soru Açıklaması

Mezhebî tefsîr ekolleri, esas itibariyle mutezile ekolü, şîa ekolü ve hâricîyye ekolü olarak üç kısma ayrılmaktadır. 

4.

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’da umum ifade eden lafızların önemlilerin biri değildir?

Doğru Cevap: "E" Soyut isimler
Soru Açıklaması

Soyut isimler Kur’an’da umum ifade eden lafızların önemlilerinden biri değildir.

5.

Hurûf-ı mukatta’a hakkında ileri sürülen görüşler, son derece subjektif ve doğruluğu test edilemeyen yorumlardır. Benzer keyfilikteki yorumları Batılı oryantalistlerin de ileri sürdüğü görülmektedir. Bu harflerin Kur’ân’a ait olmadığını, Kur’ân’ın toplanması sürecinde ilgili sûrenin kendisinden temin edilen sahabînin adının sembolü olduğunu ileri süren Batılı Oryantalist aşağıdakilerden hangisidir?

 

Doğru Cevap: "D" Hirshfield  
Soru Açıklaması

Bu harflerin Kur’ân’a ait olmadığını, Kur’ân’ın toplanması sürecinde ilgili sûrenin kendisinden temin edilen sahabînin adının sembolü olduğunu ileri süren Batılı Oryantalist Hirshfield’dir. 

6.

İçtimai Tefsir Ekolünün en belirgin yönü aşağıdaki seçeneklerin hangisinde açıkça verilmiştir?

Doğru Cevap: "A" Mesajını doğrudan vermek istemesi
Soru Açıklaması

İctima^i^ tefsi^r ekolünün en belirgin yönü, tefsi^rde donukluğu ve durgunluğu aşmak; mesajın ötesindeki faydasız gramatik polemikler ve ileri detaylardan uzaklaşarak doğrudan mesaja yoğunlaşmaktır.

7.

I. Bâtınî anlamın, zâhirî anlama ters düşmesiII. Bâtınî anlamın doğruluğunu teyid eden aklî veya naklî bir delilin bulunması.III. Bâtınî manaya aykırı dini veya akli bir delilin bulunmaması.

Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri işari tefsirin kabul görmesi için gerekli şartlardandır?

Doğru Cevap: "C" II ve III
Soru Açıklaması

İşârî tefsîrin kabul görmesi için müfessirler, şu şartları ileri sürmüşlerdir:1. Bâtınî anlamın, zâhirî anlama ters düşmemesi.2. Bâtınî anlamın doğruluğunu teyid eden aklî veya naklî bir delilin bulunması.3. Bâtınî manaya aykırı dini veya akli bir delilin bulunmaması.4. Zâhirî mana olmaksızın sadece bâtınî mananın kastedildiğinin iddia edilmemesi gerekmektedir.

Doğru cevap C'dir.

8.

Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’da müteşâbih âyetlerin bulunmasının nedenlerinden biri değildir?

 

Doğru Cevap: "A" İnsanlar çalışmaları sonucunda ulaştıkları son noktayı, hakikatte varılabilecek son nokta olarak görmek,  
Soru Açıklaması

İnsanlar çalışmaları sonucunda ulaştıkları son noktayı, hakikatte varılabilecek son nokta olarak görmek; Kur’ân’da müteşâbih âyetlerin bulunmasının nedenlerinden biri değildir. 

9.

Kur’ân’daki meseller kaç kısma ayrılmaktadır?

 

Doğru Cevap: "C" Üç  
Soru Açıklaması

Kur’ân’daki meseller, Sarîh mesel, Gizli mesel ve Mürsel mesel gibi C seçeneğinde de belirtildiği üzere üç kısma ayrılmaktadır.

10.

“Şâyet Kur’ân, Allah’tan değil de başka bir kaynaktan gelmiş olsaydı onda pek çok ihtilaf ve çelişki bulunurdu.” diyen bir alim aşağıdakilerden hangi kavram üzerine açıklık getiriyordur?

 

Doğru Cevap: "C" Müşkilü’l Kuran  
Soru Açıklaması

Müşkilü’l Kuran kavramı Kuran’da hiçbir çelişkinin olmadığına ve onun bu durumu Kuranın Allah kelamı olduğuna işarettir. 

11.

İslam düşüncesinde tarihselciliği hakim kılmak için çalışmış Kur'an nasslarını yorumlayan Modernist İslam düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "A" Muhammed Arkoun
Soru Açıklaması

Her ne kadar özel bir metoda uyularak kurgulanmamış olsa da Arkoun’un Kur’ân nasslarını yorumlama çabasına giriş yaptığı kapı, tarih kapısıdır. Kendisini bir felsefeciden önce tarihçi sayması da bunu gösterir. Kur’ân nassına tarihçi gözüyle yaklaşması Arkoun’a göre son derece tabiîdir; çünkü kurucu metin olarak Kur’ân, daha sonraki hadiselerle -ki bunlar, kelamî ve ideolojik tartışmaların serapa her yanı doldurduğu hadiselerdir- önemli bir ilişki içerisindedir. Filozof bu ilişkileri inceleyecek değildir. İlk elde yapılması gereken şey, yığınla önümüze gelen tarihsel malzemenin bir tarihçi elinde –ama bu modern anlamıyla bir tarihçi- tasnifi ve değerlendirilmesidir. Bunun ardından devreye filozof girer ve yorum ondan sonra başlar. Arkoun’un yorum ahasındaki tek çabası, Arap-İslâm düşüncesine tarihselci bakış açısını egemen kılabilmektir.

12.

I. İslâm davetçisine yardımcı olması

II. Çağdaş problemlere çözüm arayışı

III. Müfessiri bütüncül bir yaklaşımdan uzaklaştırması

Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri konulu tefsîr yönteminin gelişmesindeki etkenlerden değildir?

Doğru Cevap: "B" Yalnız III
Soru Açıklaması

İslâm davetçisine yardımcı olması, çağdaş problemlere çözüm arayışı, müfessire bütüncül bir yaklaşımı kazandırması gibi etkenler konulu tefsîr yönteminin gelişmesine katkı sağlamıştır.

13.

Mağara arkadaşları (ashab-ı kehf) ve Ebrehe’nin ordusu hakkındaki kıssaların aşağıdaki seçeneklerde verilen kategorilerin hangisine girdiği söylenilebilir?

Doğru Cevap: "C" Geçmişte yaşayan bazı topluluklar hakkında anlatılan kıssalar
Soru Açıklaması

İkinci gruptaki kıssalar, geçmişte yaşayan bazı topluluklar hakkında anlatılan kıssalardır. Mağara arkadaşları (ashâb-ı kehf) ve Ebrehe’nin ordusu hakkındaki kıssalar bu kategoridedir.

14.

 Kur’ân’ı başından sonuna kadar âyet âyet ele alıp belli bir yöntemle açıklamaya çalışan kişiye verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

 

Doğru Cevap: "B" Müfessir  
Soru Açıklaması

Müfessir, Kur’ân’ı başından sonuna kadar âyet âyet ele alıp belli bir yöntemle açıklamaya çalışan kişi” demektir. Bu kelime ( فسر ) sülâsi/üçlü kök fiilinden ( تفعيل ) vezninde türetilmiş ism-i fâil, yani edilgen ortaçtır. Tefsîr eden, açıklayan anlamını ifade etmektedir. İslâmî ilimlerin önemli bir branşı olan tefsîre özgü bir kavramdır. 

15.

Aşağıdakilerden hangisi Hurûf-ı mukatta’ayı hece harfi kabul eden görüş mensuplarının ortaya attıklar manalardan biri değildir?

Doğru Cevap: "E" Bu harfler ilahî isim veya sıfatların kısaltmasıdır
Soru Açıklaması

Kesik harfleri hece harfleri olarak gören 1. görüş mensupları şu tür manaları ortaya atmışlardır: a. Başında bulundukları sûrelerin isimleridir.b. Kur’ân’ın isimleridir. c. Bu harfler iki sûreyi birbirinden ayırma işlevi görürler. d. Bu harfler Kur’ân’a dikkat çekmektedir. Çünkü inkarcılar Kur’ân okunurken gürültü çıkarıyorlar ve insanları etkilemesine engel olmaya çalışıyorlardı. Dolayısıyla bu harfler, Kur’ân’a atıfta bulunan devamındaki âyetlere dikkat çekmek üzere nazil olmuştur. e. Bu harfler yemin için zikredilmişlerdir ve üzerlerine yemin edilmiştir. f. Bu harfler ebced hesabıyla bazı önemli olayların tarihine işaret ederler. g. Bunlar münferid harflerdir. Bu harflerin amacı müşriklerin dikkatini çekmektir.Kur’ân, bunlarla meydan okumuştur.

16.

Kur’ân’da birçok manaya ihtimali olan ve bu manalardan birini tayin edebilmek için hârici bir delile ihtiyacı olan âyetlere verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "C" Müteşabih
Soru Açıklaması

Müteşâbih ise birçok manaya ihtimali olan ve bu manalardan birini tayin edebilmek için hârici bir delile ihtiyacı olan âyetlerdir. Bu tür âyetlerde muhtemel manalar çoğu zaman eşit derecede birbirine benzerler, benzedikleri için de karıştırılırlar.

17.

Kur’ân’ın tamamını içeren ilk meâl de İtalyan müsteşrik Guidi’ye göre hangi dilde kaleme alınmıştır?

 

Doğru Cevap: "B" Berberice  
Soru Açıklaması

 Kur’ân’ın tamamını içeren ilk meâl de İtalyan müsteşrik Guidi’ye göre Berberice dilinde kaleme alınmıştır.

18.

Arap dilinde lafızları da anlamları da farklı kelimelere verilen isim nedir?

 

Doğru Cevap: "D" Müşterek  
Soru Açıklaması

Arap dilinde lafızları da anlamları da farklı kelimelere, A seçeneğinde adı geçen mütebâyin (ayrı anlamlı lafızlar); bu olguya da tebâyün (ayrı anlamlılık) denir. B seçeneğindeki müterâdif, lafızları farklı, anlamları ise aynı olan kelimelere verilen isimdir. C seçeneğindeki mütekârib, lafızları farklı, fakat anlamları yakın olan kelimelere denir. D seçeneğindeki müşterek, birçok farklı anlama delalet eden lafza verilen addır. E seçeneğindeki mütezâd, zıt iki anlama sahip olan kelimeye denir.

19.

Aşağıdakilerden hangisi “detaya girilmeden ana hatlarıyla sunulduğu için sözün sahibi tarafından bir açıklama yapılmadıkça kendisinden kastedilen mananın anlaşılamadığı lafız türü” nü tanımlamak için kullanılan terimdir?

 

 

Doğru Cevap: "D" Mücmel  
Soru Açıklaması

Soruda açıklaması yapılan terim D seçeneğindeki mücmeldir. İcmâl mastarından türeyen mücmel kelimesi, sözlükte “ayrıntılı olarak açıklanmamış lafız, ana hatlarıyla sunulan söz, muğlak/kapalı” gibi anlamlara gelir. İcmâl ise detaylarına girilmeksizin ana hatlarıyla bir şeyden söz etmek demektir.

20.

Kur’ân’da kronolojik bir anlatımla naklediliyor gibi görünen tek kıssa aşağıdakilerden hangisidir?

 

Doğru Cevap: "A" Hz. Yusuf’un kıssası,  
Soru Açıklaması

Kur’ân’da kronolojik bir anlatımla naklediliyor gibi görünen tek kıssa Hz. Yusuf’un kıssasıdır. 

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.