Arapçada İsim Tamlaması

ARAPÇADA İSİM TAMLAMASI

En az iki ismin yan yana gelerek oluşturduğu tamlamaya isim tamlaması denir. Arapçada tamlamanın ögelerinden tamlanana muzâf, tamlayana muzâfun ileyh adı verilir. Türkçedekinin tersine Arapçada önce tamlanan, sonra tamlayan kullanılır. Türkçe bir isim tamlamasını Arapçaya çevirirken sözcüklerin altına Arapçalarını yazmak yeterlidir. Örneğin,

كتاب عَل ي
Ali’nin kitabı

Tamlamanın Ögeleri

Muzâf
Arapça tamlamanın ilk ögesidir. Yani tamlanandır. Hiçbir zaman başında harf-i ta‘rîf (belirlilik takısı, ال ) bulunmaz. Buna mukabil sonu da hiçbir zaman tenvinlenmez, tek hareke ile harekelenir. Cümle içindeki yerine göre son harekesi değişir. Özne durumunda damme, nesne durumunda fetha, başında harfi cer veya zarf bulunduğunda kesra ile harekelenir.

Muzâfun İleyh
Arapçada isim tamlamasının ikinci ögesidir. Yani tamlayandır. Daima mecrûrdur.
Örneğin,
قَ ل م الوَلَ د Öğrencinin kalemi
قلم : Muzâf (tamlanan) (Cümle içindeki durumuna göre merfû, mansûb veya mecrûr olabilir).
الول د : Muzâfun ileyh (tamlayan), mecrûr

Tamlamanın Türleri

Arapça tamlamalar belirtili, belirtisiz ve zincirleme isim tamlaması olmak üzere üçe ayrılır. Tamlamanın belirtili veya belirtisiz oluşu muzâfun ileyh’in belirli veya belirsiz oluşuna bağlıdır. Bu öge belirliyse tamlama belirtili isim tamlaması, belirsizse tamlama belirtisiz isim tamlaması olur. Buna göre tamlamanın anlamı da değişir. Örneğin,

Bahçenin kapısı     (Belirtili isim tamlaması)    با ب الحَديقَ ة

 Bahçe kapısı, herhangi bir bahçenin kapısı   (Belirtisiz isim tamlaması)     با ب حَديقَ ة 

Arapçada ikiden fazla ismin bir araya gelmesiyle oluşan tamlamaya zincirleme isim tamlaması denir. Bu tür tamlamalarda belirlilik takısı en sonda yer alan isme eklenir, diğer isimler bir önceki ismin muzâfun ileyhi olarak kesra ile harekelenirler. Örneğin,

        Evin kapısının anahtarı   -Belirtili        مفْتا ح با ب البي ت   

 Bir okul müdürünün arabasının kapısının camı -Belirtisiz      زجا ج با ب سَي ارَ ة مدي ر مَدْرَسَ ة

    İrâb Örnekleri:

Şimdi isim tamlamasıyla oluşmuş aşağıdaki cümlelerin i‘râbını yapalım. Muzâf’ın farklı durumlarda merfû, mansûb veya mecrûr oluşunu örneklerle görelim.

 (Hocanın kitabı, yenidir.)    ك تا ب الأ سْتا ذ جَدي د .

Bu cümle, isim cümlesidir. Çünkü bir fiille değil, isimle başlamıştır.
ك تا ب : Mubtedâ, merfû, ref alâmeti sondaki damme, muzâf.
الأ سْتا ذ : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
ك تا ب الأ سْتا ذ : Belirtili isim tamlaması, çünkü tamlayanı belirli bir isim.
جَدي د : Haber, merfû, ref alâmeti sondaki damme.

. (Bahçenin anahtarını aldım.) أَخَذْ ت مفْتاحَ الحَديقَ ة

Bu cümle, fiil cümlesidir. Çünkü bir fiille başlamıştır.
أَخَذْ ت : Mâzî fiil, fâ‘il bitişik zamir olan tâu’l-muteharrike (ت).
مفْتاحَ : Nesne (mef‘ûlun bih), mansûb, nasb alâmeti fetha, muzâf.
الحَديقَ ة : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
مفْتاحَ الحَديقَ ة : Belirtili isim tamlaması, çünkü tamlayanı belirli bir isim.

(Fakültenin bahçesinde oturdum.)  .جَلَسْ ت في حَديقَ ة ال كل ي ة 

جَلَسْ ت : Mâzî fiil, fâ‘il bitişik zamir olan tâu’l-muteharrike (ت).
في : Harf-i cer
حَديقَ ة : Mecrûr, cer alâmeti kesra, muzâf.
ال كل ي ة : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti kesra.

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere muzâfun ileyh (tamlayan) olmak, mecrûr olmayı gerektirirken, muzâf olmak başlı başına her hangi bir harekeyi gerektirmemekte; cümle içindeki yerine göre, hangi öge konumunda ise o ögenin alması gereken i‘râbla merfû, mansûb veya mecrûr olabilmektedir.

Muzâf olan sözcük ikil veya düzenli eril çoğul olduğunda, ikil veya düzenli eril çoğul olan kelimenin sonundaki nun (نَ) harfi düşürülür. Örneğin,

(İki öğretmen geldi.)     حَضَر معَل ما ن

 (Okulun iki öğretmeni geldi.)      حَضَرَ معَل ما المَدْرَسَ ة 

(İki öğretmen gördüm.)   رَاَيْ ت معَل مَيْ ن

 (Okulun iki öğretmenini gördüm.)      رَأيْ ت معَل مَيْ المَدْرَسَ ة

 (Öğretmenler geldi.)     حَضَر معَل مونَ

 (Okulun öğretmenleri geldi.)   حَضَرَ معَل مو المَدْرَسَ ة 

 (Öğretmenler gördüm.)   رَاَيْ ت معَل م ينَ 
(Okulun öğretmenlerini gördüm.)  رَأيْ ت معَل م ي المَدْرَسَ ة  

Dikkat: Muzâfun ileyh daima mecrûrdur. Muzâfun ileyh olan sözcük, ikil veya düzenli eril olduğunda hareke (kesra) ile değil, harf (ي) ile mecrûr olduğunu unutmayınız.

 (İki öğretmenin kitabı) ك تا ب ال مدَ رسَيْ ن 

(Öğretmenlerin kitabı) ك تا ب ال مدَ ر سينَ 

Arapçada haftanın günleri de birer isim tamlaması yapısındadır: