Arapçada Nâkıs Fiiller

Arapçada Nâkıs Fiiller

Mu‘tell fiiller grubunun üçüncü ögesi nâkıs fiillerdir. Son harfi, yani lâmu’l-fi‘l’i illetli olan fiillere nâkıs fiiller denir. Nâkıs fiiller bu illetli harfin vav (و) ya da ye (ي) oluşuna göre ikiye ayrılır:

  • İlletli olan son harf vâv ise bu fiile nâkıs-ı vâvî denir ve bu illetli harf mâzî formda elif-i memdûde (uzun elif) olarak görünür. Örnek:دَعا (davet etti, dua etti) / رَجا (rica etti) / نََا (gelişti) / دَنا (yaklaştı)
  •  İlletli olan son harf ye ise bu fiile nâkıs-ı yâ’î adı verilir ve bu illetli harf mâzî formda elif-i maksûre (kısa elif) olarak görünür. Örnek: رَمى (fırlattı) / بنََََ (yaptı, bina etti) / مََشَى (yürüdü)

Dördüncü kalıptan olan nâkıs fiillerde illetli harf ye’dir ve mâzîde ye olarak karşımıza çıkarken, muzâride (kendisinden önceki harfin harekesi fetha olduğu için) elif-i maksure olarak görünür.

Örnek: رََضِيَ -َ يَ رَْضَى (yürüdü) / بَقِيَ -َ يَ بَْ قَى (kalmak)

Nâkıs Fiilin Mâzî Çekimi

Şimdi birinci kalıptan olan دََعا fiili örneğinde bu çekimi inceleyelim:

1- Üçüncü şahıs eril ikil formda illetli harfin aslı olan vav ortaya çıkarak zorunlu olarak fetha ile harekelenmektedir (دَعَوَا ).
2- Üçüncü şahıs eril çoğulda iki sükûn yan yana geldiği için illetli harf düşecek, sadece 3. çoğul eril şahıs zamiri vâvu’l-cemâ‘a kalacak ve fiilimiz (دَعَوْا ) olacaktır.
3- Üçüncü şahıs dişil çoğuldan itibaren nakıs fiilin mâzî çekimi, tıpkı sâlim bir fiilin mâzî çekimi gibi yapılır.

Şimdi de ikinci kalıptan olan مََشََى (yürüdü) fiilini mâzî formda çekelim.

1- Üçüncü şahıs eril ikil formda illetli harfin aslı olan ye ortaya çıkarak zorunlu olarak fetha ile harekelenmektedir.
2- Üçüncü şahıs eril çoğulda iki sükûn yan yana geldiği için illetli harf düşecek sadece 3. çoğul eril şahıs zamiri vâvu’lcemâ‘ a kalacak ve fiilimiz ( مَشَوْا ) olacaktır.
3- Üçüncü şahıs dişil çoğuldan itibaren nakıs fiilin mâzî çekimi tıpkı sâlim bir fiilin mâzî çekimi gibi yapılır.

Şimdi de dördüncü kalıptan olan رََضِيََ (razı oldu) fiilini mâzî formda çekelim:

 

Yukarıdaki çekimde, muzâri fiile bitişen ( انَِ …)’deki elif, illetli harfin aslının ortaya çıkıp fetha ile harekelenmesini icap ettirirken; ( ونََ …)’deki vâvu’l-cemâ‘a ile ( ينََ …)’deki yâu’l-muhâtaba’nın ise kendilerinden önceki illetli harfleri (iki sükûn yan
yana gelemeyeceği için) düşürdükleri ve kendilerinden önceki harekeyi de kendi yapılarına uydurmak için zorunlu olarak damme veya kesra’ya dönüştürdükleri görülüyor:

يَدْعُوَُونََ ←َ  يََدْعُوْوْنَ←َ يََدْعُونََ
تَدْعُوِينَ ←َ تََدْعُوْيْنَ←َ تََدْعُينَ←َ تََدْعِينََ

Dikkat: Arapçada illetli harflerin düşürülmesinin ve hareke değişimlerinin sebeplerini bulup açıklamaya i‘lâl diyoruz. Nâkıs fiiller, görüldüğü üzere bolca i‘lâl yapmayı gerektiren fiillerdir.

Şimdi de ikinci kalıptan olan مَشَى fiilinin muzâri çekimini yapalım:
Burada nâkıs-ı yâî olan bir fiilin muzâri çekiminde de, tıpkı nâkıs-ı vâvî olan bir fiilin muzâri çekiminde olduğu gibi, muzâri fiile bitişen ( انَِ …)’deki elif, illetli harfin aslının ortaya çıkıp fetha ile harekelenmesini icap ettirirken; ( ونََ …)’deki vâvu’l-cemâ‘a
ile ( ينََ …)’deki yâu’l-muhâtaba’nın ise kendilerinden önceki illetli harfleri (iki sükûn yan yana gelemeyeceği için) düşürdükleri ve kendilerinden önceki harekeyi de kendi yapılarına uydurmak için zorunlu olarak damme veya kesra’ya dönüştürdükleri
görülüyor:

يََْشِ وَُِنََ ←َيََْشِ وْنَ  ←َيََْشِونَ  ←َيَََْشُونََ
تََشِ يِِنَ  ←َتَََْشِ يْنَ   ←َتَََْشِينََ

Nâkıs Fiilin Emr-i Hâzır Çekimi

1- Fiilin ikinci şahıs muzârisi (eril) alınır: أنْتَ تَدْعو
2- Baştaki muzâraat harfi atılır: دْعو
3- Muzâraat harfi atıldıktan sonra ardından gelen harf okunamadığı için başa elif harfi getirilir. Aynu’l-fiilin harekesi
damme olduğu için bu elif de damme ile harekelenir: اُدْعو
4- Son işlem olarak fiilin sonu cezm edilir. Nâkıs fiillerde sondaki illetli harfin düşürülmesi cezm alâmetidir. Dolayısıyla
sondaki illetli harf olan vâv ( و) düşürülür : اُدْعُ

Buna göre, دَعا fiilinin emr-i hâzır kipinin çekimini şu şekilde düzenleyebiliriz:

ARAPÇADA KALIP İFADELER

Birini, bir şeyi bir yere götürmek…. أخَذَ ….. إلى
أخَذْتُ صََديقي إَلى اَل مَطار.
( Arkadaşımı havaalanına götürdüm.)

Birini bir yere veya bir şeye davet etmek… دعا… إلى
يََِبُ أَن نََدْعُوَ جََدّي وَ جََدَّتي إَلى اَلعَشاء يَا أَحمد.

(Ahmet, büyük annem ile büyük babamı akşam yemeğine davet etmemiz gerekiyor.)

Birine bir şeyden dolayı veya bir şey için teşekkür etmek… شَكَرَ … على
يََشْكُرُ اَل مَريضُ مَحمداً عَلى مَُساعَدَتِه.
(Hasta yardımından dolayı Muhammed’e teşekkür ediyor.)